Ahmet Ümit'i ülkemizin Dan Brown'u olarak gören bir ben değilimdir herhalde. Arkeoloji ve Mitoloji severlerin zevkle okuduğu 3.kitap bu. Patasana ve Ninatta'nın Bileziği de mitoloji içerikliydi ahmet ümit bu konuda oldukça başarılıBergama'ya 2015'te gitmiş Pergamonu gezmiştim keşke bu kitap o zamanlar yazılmış olsaydı da bilinçli gezebilseydim. Berlin Pergamon Müzesi gidilecekler listeme eklendi bile. O Zeus Altarı görülecek. Almanya'daki Türklerin yaşadığı sorunlar, kültür çatışması, Neo Naziler, Arkeoloji, Mitoloji, Osmanlı zamanında ülkemizden kaçırılan demeyelim baya baya ellerimizle teslim ettiğimiz eserler, kültürel miras ve bolca gizem muhteşem bir kitaptı
Çok keyifli ve farklı bir eser olmuş. Ben bu tarz kitapları seviyorum. Hem eğleniyor hem öğreniyorum. İlginç bilgilere şaşırıyorum. İyi okumalar. Var olun
Derbilere, üç büyüklerin maçlarına gidemiyorsun, protesto edilmekten korktuğun için. 500 adet korumasız sokağa adım atamıyorsun, demeçlerde gazetecilere önceden dağıtılmış soruları sordurtup, promptersiz dut yemiş bülbül gibi kalakalıyorsun mitinglerde. Sen halkın adamısın, İmamoğlu da topal ördek öyle mi?
Kitabın yazılma nedeninin temelinde basit ama bir o kadar da açıklaması güç bir soru yatıyor.Yeni Gineli bir yerlinin, kitabın yazarı Jared Diamond’a ‘’ Neden siz beyazların bu kadar çok kargosu var,bunları Yeni Gine’ye neden getirdiniz ve biz siyahların kendi kargosu neden bu kadar az?’’ sorusunu yöneltmesiyle Jared Diamond’un kafasında bir ışık yanıyor ,sorunun cevabını bulma ve kitabın yazımına başlama gereği duyuyor.Burada geçen ‘’kargo’’ terimini araştırdım ve yerliler arasında balta,giyim,kuşam,yiyecek,içecek anlamına geldiğini öğrendim.
Bu soru benimde kafamı karıştırmıştı.Gerçekten bu farklılığın nedeni ne olabilirdi? Temelinde ne yatıyordu?Bu kafa karışıklığı kitaba dört elle sarılmamı sağladı.İnsanoğlu her zaman gizemin peşinden gidip merakını doyurmak istememiş midir zaten?
Kitabı okumadığım zaman dilimlerinde de gün içerisinde bu konuyu düşünmeye başlamıştım.Yazar sürekli yeni sorular yönelterek aklımı daha da fazla karıştırıyordu.Mesela bu sefer de şöyle bir soru yöneltmişti ‘’Neden Amerika ,Afrika ve Avustralya yerlileri gidip Avrupalıları ve Asyalıları öldüremedi,egemenlikleri altına alamadı,onların köklerini kazıyamadı da bunun tam tersi oldu?’’.İşte bu sorunun cevabını kitabı okumadan önce bilmiyordum hatta kendime böyle bir soru sorma gereği bile duymamıştım şimdiye kadar.Basit yanıtlar buluyordum kendime bu sorulara karşılık ‘’Böyle gelmiş böyle gidiyor elbet bir üstünlüğü vardı Avrupalıların ‘’ diyordum ama bu üstünlük neydi bilmiyordum.
Günümüzde Avrupalı devletler ve halkları genel olarak biyolojik farklardan bahsedip kendilerinin diğer ırklardan üstün olduğunu söylüyorlar.Bu çok yanlış bir görüş bu tamamiyle kafatasçılık yapmak.Bu görüşü hiçbir zaman benimsemedim ve doğru olduğunu düşünmedim.Çünkü yaradan yarattıklarını neden eşit