Samet Kaya

Samet Kaya
Elektrik dalgaları, olmaması gereken yerlerde yükselirken, her zamanki mecrasında alçalıyordu. Şehirlerde önce trafik ışıkları, sonra sokak lambaları, ardından da tüm ışıklar sönüyordu. Havalandırma pervaneleri yavaşlıyor, titreşiyor ve duruyordu. Isıtıcılar solarak kararıyordu. Asansörler duruyordu. Radyo istasyonları boğuluyor, huzur veren müzikleri susuyordu
Sayfa 279·Kitabı okudu
Ebru Ince isimli okura yanıt verildi
Samet Kaya
Ebru hanım çok doğru demiş. At sırtında birini öldürmek ya da at sırtında ölmekle gidilmez medeniyete
Reklam
Kitap Okuma Etkinliği
Herkese merhaba. Bir önceki paylaşımımda belirttiğim gibi, bir kitap okuma etkinliği yapmak istiyordum. Yorum yapan arkadaşlarla biraz fikir alışverişi yaptıktan sonra Ocak ayında gerçekleştirmek üzere bir okuma etkinliğine sizi davet ediyorum 😊 Kitapları temin süresini göz önüne alarak Ocakta başlayıp Ocak sonuna kadar sürecek bu etkinliğimiz. (Kitaplar çok uzun olmadığı için okuması 1 ay sürmez elbette ama etkinlik 1 ay süreli) Kitaplarımız 1)Yaşar Kemal - Yılanı Öldürseler 2)John Steinbeck - İnci 1 adet Türk edebiyatımızdan bir adet de Dünya edebiyatından kitap okumak güzel olur diye düşünüyorum. Katılmak isteyenler yorum atabilir ya da mesajla bana ulaşabilir. Katılımcıları buraya ekleyeceğim.Teşekkürler 😊📚 Katılımcılar 1)https://1000kitap.com/sevilmekisterim 2)Aykut 3)Cansu 4)https://1000kitap.com/Salihaay06 5)Esra 6)Şükran Dalgıç 7)Gizem Şahin 8)Samet Kaya 9)https://1000kitap.com/gizem1881 10)https://1000kitap.com/Kimoldu 11)Yunus kırdak 12)https://1000kitap.com/tugceacay 13)Süheyla iltaş 14)Mele masuk 15)https://1000kitap.com/has_bel_kader 16)
Etkinlik
Samet Kaya
Efenim ben de varım harika etkinlik.
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2018 69. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2018 21:56
Cemil Meriç... 1935'de hakikat uğruna gözlerini feda edebileceğini yazan genç Cemil Meriç, hazin bir tecelli olarak, 1955'de, yani tam yirmi yıl sonra, gözlerini kaybeder. Gözlerini kaybetmesiyle iki yıllık sağlık sorunları onu hem maddi hem manevi kişiliğini olumsuz yönde çok fazla etkiler. “Körlük bir nevi ölüm. Hayır, ölümden çok daha beter bir işkence, öldükten sonra yaşamak gibi bir şey. Bir hortlak gibi yaşamak, şekillerin silindiği, güzelliklerin kaybolduğu, cisimlerin katılaştığı bir dünyada yaşamak.Dünyanın dışında yaşamak.”( Jurnal 2.2.1963) Ve biz görenlere, gördüğünü sananlara tokat gibi cevap veren sözleri her okuyuşumda ayrı bir buhran içine çeker beni... “Görenin yalnızlıktan şikâyete hakkı yoktur: mevsimler, renkler, çiçekler, şehrin bütün kadınları, bütün çocuklar gören içindir, görmeyen bir insan bozuk bir ampul gibi, manasız, bıraktığınız yerde kalan bir paket; içinde eski hatıralar olduğu için arada bir karıştırılmaya layık... Çocukken oynadığımız bir taşbebek gibi, atmaya kıyamadığımız acayip bir külçe" (Jurnal, 16.7.1955) Jurnal I incelemesine geçmeden önce şu an öyle bir ruh hali içerisindeyim ki dünyanın bütün kitaplarını okumak istiyorum. Bu gören gözlerimin başka türlü hakkını verebileceğine inanmıyorum. Jurnal öylesine büyük bir eser öylesine büyük ki ne anlatmaya cümlelerim yeter ne kelimelerim onu anlatmak için bir araya gelebilir... Okumak için okumak değil her cümlesini her kelimesini her düşüncesini anlamak... Jurnal yazmasının tek bir nedeni vardı Cemil Meriç’in... Nedenden de ziyade yaşama bahanesi çünkü kendi öyle söylüyor... “Neden bu Jurnal'e devam ediyorum? Devam ediyorum, çünkü o benim kendimle diyaloğum, çevrem, dostum, sırdaşım. Tesellim aynı zamanda. Hafızam, yankım. Acılarımı da paylaşıyor. Jurnalim kişisel
Jurnal - Cilt 1Cemil Meriç · İletişim Yayınları · 20183,675 okunma
Samet Kaya
“Bizim ne nebatlara karşı sevgimiz, ne kitap düşkünlüğümüz var. Ama insanlığı ilgilendiren en büyük, en hayati dâvalar karşısında ondan çok daha sağır, ondan çok daha körüz. Tabular, tabular. Her adımda şuura dur emrini veren bir jandarma neferi. Her kapının arkasında elinde bıçak bekleyen dilsiz bir harem ağası. Düşünme! Düşüneni iftiranın ve sefaletin lağımında boğduktan sonra ellerimizi yıkayıp, "efendim, bizde filozof yetişmiyor" diye ah-u vahlar.” ...
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2018 69. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2018 21:56
Cemil Meriç... 1935'de hakikat uğruna gözlerini feda edebileceğini yazan genç Cemil Meriç, hazin bir tecelli olarak, 1955'de, yani tam yirmi yıl sonra, gözlerini kaybeder. Gözlerini kaybetmesiyle iki yıllık sağlık sorunları onu hem maddi hem manevi kişiliğini olumsuz yönde çok fazla etkiler. “Körlük bir nevi ölüm. Hayır, ölümden çok daha beter bir işkence, öldükten sonra yaşamak gibi bir şey. Bir hortlak gibi yaşamak, şekillerin silindiği, güzelliklerin kaybolduğu, cisimlerin katılaştığı bir dünyada yaşamak.Dünyanın dışında yaşamak.”( Jurnal 2.2.1963) Ve biz görenlere, gördüğünü sananlara tokat gibi cevap veren sözleri her okuyuşumda ayrı bir buhran içine çeker beni... “Görenin yalnızlıktan şikâyete hakkı yoktur: mevsimler, renkler, çiçekler, şehrin bütün kadınları, bütün çocuklar gören içindir, görmeyen bir insan bozuk bir ampul gibi, manasız, bıraktığınız yerde kalan bir paket; içinde eski hatıralar olduğu için arada bir karıştırılmaya layık... Çocukken oynadığımız bir taşbebek gibi, atmaya kıyamadığımız acayip bir külçe" (Jurnal, 16.7.1955) Jurnal I incelemesine geçmeden önce şu an öyle bir ruh hali içerisindeyim ki dünyanın bütün kitaplarını okumak istiyorum. Bu gören gözlerimin başka türlü hakkını verebileceğine inanmıyorum. Jurnal öylesine büyük bir eser öylesine büyük ki ne anlatmaya cümlelerim yeter ne kelimelerim onu anlatmak için bir araya gelebilir... Okumak için okumak değil her cümlesini her kelimesini her düşüncesini anlamak... Jurnal yazmasının tek bir nedeni vardı Cemil Meriç’in... Nedenden de ziyade yaşama bahanesi çünkü kendi öyle söylüyor... “Neden bu Jurnal'e devam ediyorum? Devam ediyorum, çünkü o benim kendimle diyaloğum, çevrem, dostum, sırdaşım. Tesellim aynı zamanda. Hafızam, yankım. Acılarımı da paylaşıyor. Jurnalim kişisel
Jurnal - Cilt 1Cemil Meriç · İletişim Yayınları · 20183,675 okunma
Samet Kaya
Ellerinize sağlık harika olmuş. Bu inceleme sayesinde okuyacağım bu kitabı
1/10
·59 syf.··
2018 24. kitabı
Ya bu kitap neden bu kadar abartıldı anlayamadım. Okurken bu ne diyor demekten kendimi alamadım bir olay anlatıyo desen olay değil. Toplasan 3-5 cümle anca geçer. Yani okadar büyük bir hayal kırıklığı ki çok sıkıldım okurken. Keşke okumasaydım
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutkuİlhami Algör · İletişim Yayıncılık · 201434,8bin okunma
Samet Kaya
😄😄😄😄😄