Helin

Helin
@_Lavini_a
Ben seni yazdım, herkes şiir sandı...
Anlaşıldığını hisseden insan değişir.
Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2025 17:29
Var mısın? kişisel gelişim kitabı olmasının yanında, insanın kendini ve ilişkilerini sorgulamasını sağlayan çok samimi bir eserdi. Doğan Cüceloğlu kitabı bir öğüt verir gibi değil, sanki karşılıklı sohbet ediyormuş gibi yazmış. Bu yüzden okurken kendimi yargılanmış değil, anlaşılmış hissettim. Kitap boyunca insanın kendi değerini fark etmesi, sağlıklı iletişim kurabilmesi ve “gerçekten var olabilmesi” üzerinde duruluyor. Özellikle aile ilişkileri, özgüven ve insanın kendi iç sesiyle kurduğu bağ hakkında yazılanlar çok düşündürücüydü. Bazı bölümlerde kendimden parçalar bulduğum için kitabın etkisi daha da güçlü oldu. Doğan Cüceloğlu’nun dili oldukça sade ve akıcı. Karmaşık psikolojik konuları bile günlük hayattan örneklerle anlattığı için kitap kolay okunuyor ama etkisi uzun sürüyor. Altını çizmek istediğim çok fazla cümle oldu. Bence Var mısın?, yalnızca kişisel gelişim okumak isteyenler için değil; kendini anlamaya, ilişkilerini düzeltmeye ve hayata farklı bir gözle bakmaya ihtiyaç duyan herkesin okuması gereken bir kitap. Kitabı bitirdiğimde kendime şu soruyu sordum: “Ben gerçekten kendi hayatımda var mıyım?”
Var mısın?Doğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 202137,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“İnsan biraz da hatıralarıdır.”
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2023 23. kitabı
Doğu'nun Limanları benim için yalnızca bir aşk hikâyesi değildi; aidiyet, savaş, kimlik ve insanın parçalanışı üzerine çok derin bir romandı. Amin Maalouf, karakterlerin iç dünyasını anlatırken aynı zamanda bir coğrafyanın acısını da hissettiriyor. Kitabı okurken bir insanın hem doğuya hem batıya ait olup hiçbir yere tam olarak ait hissedememesinin yarattığı yalnızlığı görmek çok etkileyiciydi. Roman boyunca en çok dikkatimi çeken şey, savaşların yalnızca şehirleri değil insanların ruhunu da yıkmasıydı. Özellikle farklı kültürlerden gelen insanların yaşadığı çatışmalar çok gerçek ve sarsıcı anlatılmıştı. Kitapta geçen aşk ise sadece romantik bir ilişki değil; umut, bağlılık ve hayatta kalma çabası gibi hislerle iç içe verilmişti. Amin Maalouf’un dili sade ama oldukça yoğun. Bazı cümlelerin altını çizme isteği uyandırıyor. Hikâye ilerledikçe karakterlerin kırgınlıkları, özlemleri ve geçmişle hesaplaşmaları okuyucuya geçiyor. Bence kitabın en güçlü yanı da bu: olaylardan çok insanların içinde bıraktığı izleri anlatabilmesi. Doğu'nun Limanları, bitirdiğimde uzun süre etkisinden çıkamadığım kitaplardan biri oldu. Kimlik, aidiyet ve insanlık üzerine düşündüren; hüzünlü ama çok güçlü bir roman. Özellikle tarihî ve psikolojik derinliği olan kitapları sevenlere kesinlikle öneririm.
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,1bin okunma
Gidenler için bir ağıt, kalanlar içinse bir şiir...
Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
Kitap, sıradan bir hikâye kitabı gibi başlıyor ama aslında insanın içine yavaş yavaş işleyen çok derin bir duygusal yolculuk sunuyor. Şermin YaşarŞermin Yaşar , gündelik hayatın içindeki küçük ama unutulmuş duyguları öyle sade bir dille anlatıyor ki, her hikâye tanıdık geliyor. Kitaptaki öykülerde en çok dikkatimi çeken şey “göçüp gitme” kavramının sadece ölüm değil; aynı zamanda kaybolan insanlar, biten ilişkiler ve geride kalan duygular olarak işlenmesi oldu. Her hikâyede bir eksiklik hissi var ama bu eksiklik okuru boğmuyor, daha çok düşündürüyor. Dili çok yalın ama etkisi güçlü. Bazı hikâyeler bitince kısa bir süre durup düşünme ihtiyacı hissediyorsun. Özellikle günlük hayatın içinde fark etmediğimiz duyguları görünür hale getirmesi kitabı özel yapıyor. Genel olarak, hem sakin hem de duygusal bir okuma deneyimi sunan, insanın içine dokunan bir kitap.
Göçüp Gidenler KoleksiyoncusuŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202413,2bin okunma
Terk etmedi sevdan beni...
Puan vermedi·184 syf.··
2020 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2020 00:00
Bu kitap, sadece şiirlerden oluşan bir eser değil; aynı zamanda derin bir hasretin, direnişin ve içten bir sevdanın sesi gibi. Ahmed Arif’in dili çok sade görünmesine rağmen, her dizesinde yoğun bir duygu ve güçlü bir anlatım var. Şiirlerinde hem Anadolu’nun acısını hem de insanın iç dünyasındaki kırılmaları hissediyorsun. Özellikle “hasret” teması kitap boyunca çok baskın ve bu hasret sadece bir kişiye değil; bazen memlekete, bazen özgürlüğe, bazen de insana duyulan bir özlem gibi. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, duyguların doğrudan ve filtresiz aktarılması oldu. Abartılı süslemeler yok ama buna rağmen çok etkileyici bir anlatım var. Bazı şiirler insanın içine işliyor ve uzun süre etkisinden çıkamıyorsun. Genel olarak bu kitap, sadece okunup geçilecek bir eser değil; hissedilerek okunması gereken bir şiir dünyası.
Şiir
Hasretinden Prangalar EskittimAhmed Arif · Metis Yayınları · 201748bin okunma
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm…
Puan vermedi·256 syf.··
2025 8. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2025 01:31
Her şeyden önce keşke bu kitap gerçek bir yaşam öyküsü olmasaydı ve yazarın kendi dünyasında kurduğu bir hikâye olsaydı diyebilmeyi çok istiyor insan. Çünkü bu hikayenin gerçek olması, okurken hissettiğiniz tüm duyguların tesiri altında bırakıyor sizi. İnsana tüm hayatı sorgulatan bir kitap. Rafet... O küçücük hayatına büyük umutlar sığdıran, küçük dünyasında büyük hayaller kuran çocuk. Belkide hiç seçimi olmayan bir ailenin, coğrafyanın, kültürün, hayatın içine doğdu ve onu elinden geldiği kadar güzelleştirmeye çalıştı. Büyük resme baktığımızda ailedeki herkesin geçmişten süre gelen bir hayatı devralmış ve öğrendiği gibi yaşayıp öğretmeye çalışmıştır. Kötü sonla biten hikayelerde bir suçlu ararız genellikle ama bu hikayede bu mümkün değil. Yoksulluğun esir aldığı bir ailede tek hayali siyah pantolon giymek olan Rafet küçük yaşta hayalini gerçekleştiremeden hayata veda eder. Abisi yıllarca küçük kardeşine siyah pantolon giydirememenin pişmanlığıyla yaşar. Annesi ve babası ise çocuklarına henüz hayattayken veremedikleri sevginin keşkesini taşır hep yüreklerinde. Bu hikâyeyi KaracaoğlanKaracaoğlan 'ın şu dizelerine sığdırdım ben: Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm...
Duygu ve Düşünce
Siyah PantolonAlişan Kapaklıkaya · Yediveren Yayınları · 2021684 okunma