Osamu Dazai Bana kalırsa Japon edebiyatının en iyi yazarlarından biridir. Yapıtlarında estetiğe önem vermeyerek yazmış fakat bir o kadarda estetik duruyor okunurken. İnsanlığımı Yitirirken adlı kitabında kendi hayatını anlatmış ve ne yaparsa yapsın hayata bir türlü tutunamamıştır. Yaşamı sevememiş ya da sevmek için hep bir araç aramıştır. İnsanlarla kurduğu her bağ sonrasında bir boşluğa düşmüş yaşamına defalarca kez son vermek istemiştir. Peki neden? İnsan bir anda mı karar verirdi ölmeye ya da ölmek istemeye? Yaşama sıkı sıkı sarılan insanların yaşamda bulduğu derin anlamlar vardır. Peki ya yaşamdan böylesine kaçmaya çalışan insanların kaybettiği (belkide hiç bulamadığı) mânâ neydi? Çocukluk döneminden beri yaşamda var olamamış, var olmak için topluma yaranmaya çalışmış, toplumun ona verdiği sıfatlarla kendisinde yaşama isteği uyandıranmaya çalışan yazar; aslında bizlere insanın intihara bir anda değil yavaş yavaş karar verdiğini gösterir. Çoğunlukla bir otobiyografi olarak değerlendirilen eser kesinlikle okunmayı hak ediyor.
Yüreğim seninle yaylalar kadar serin
Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam
Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam
Sen dolsan yeter..
Bende çaresizlik sonsuz kördüğüm.
Bende sabır sende naz..
Gündüzünden vazgeçtim düşümde biraz
Bir yüz görümlüğü sen olsan yeter..
Duymasa da hiç kimse şâir gönlümün,
Sende karar kıldığını...
Ve içimin şerha şerha yarıldığını,
Sen bilsen yeter..
Bir gün duysan bittiğimi, tükendiğimi..
Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek..
Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek,
Eğilsen yeter...
Yavuz Bülent Bâkiler