Ayşegül

Ayşegül
@_Mamafih_
26 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
İçimizdeki şeytan mıdır?
8/10
·256 syf.··
2026 1. kitabı
Sabahattin Ali’nin ölümsüz eseri İçimizdeki Şeytan, bireyin iç dünyasındaki karmaşayı toplumsal bir çürüme potasında eriten, Türk edebiyatının en sarsıcı psikolojik romanlarından biridir. Kitap, yalnızca bir aşk hikayesi ya da bir dönem eleştirisi değil; insanın kendi hatalarıyla yüzleşme cesaretini (veya korkaklığını) mercek altına alan bir aynadır. Kendi İçine Yabancılaşan İnsan Romanın merkezinde yer alan Ömer, modern insanın trajedisini temsil eder. Ömer, zeki ve duyarlı bir karakter olmasına rağmen, hayatını yönlendirecek iradeden yoksundur. Onun en büyük trajedisi, işlediği her günahı, söylediği her yalanı ve gösterdiği her zaafı, sanki kendisinden bağımsız bir varlıkmış gibi kurguladığı "içindeki şeytana" yüklemesidir. Bu durum, insanın sorumluluktan kaçmak için yarattığı en büyük metafiziksel bahanedir. Sabahattin Ali, Ömer üzerinden şu soruyu sorar: Kötülük, dışarıdan gelen bir zorlama mıdır, yoksa irademizin tembelliği mi? Sahte Aydınlar ve Toplumsal Yozlaşma Eserin bir diğer katmanı ise dönemin entelektüel çevresine tutulan ışıktır. Ömer’in takıldığı Nihat ve arkadaşları; vatan, millet ve sanat gibi kutsal kavramları kendi kişisel çıkarları ve egoları için kullanan "sahte aydın" tipolojisidir. Bu grup, toplumsal değerlerin nasıl birer maske olarak kullanılabileceğini acı bir dille sergiler. Bu noktada roman, bireysel bir çöküşten yola çıkarak toplumsal bir kokuşmuşluğun panoramasını çizer. Macide: Sessiz Güç ve Arınma Ömer’in zayıflığının karşısında Macide, dürüstlüğün ve karakterin sarsılmaz kalesidir. Macide, yaşadığı tüm hayal kırıklıklarına rağmen "içindeki şeytanı" susturmayı başaran, kendi gerçeğine sadık kalan bir figürdür. Onun yolculuğu, karanlıktan aydınlığa, belirsizlikten netliğe gidiştir. Macide’nin hikayesi, insanın ancak kendi iradesine
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,8bin okunma
Reklam
şeker portakalım
Puan vermedi·184 syf.··
2025 1. kitabı
2025 yılında okuduğum ilk ve son kitap oldu 1 yıl boyunca elimde büyüdükçe büyüdü kitap. Sıkıcılığından veya durgunluğudan değil benim de çok zamanım olmadı. Ama kitabı elime aldığım da en fazla 10 sayfa okuyabiliyordum okuduğum süre boyunca beni sarıyordu ama fazla okuyamıyordum ve tekrar diğer bölüme başlamak benim için uzun sürüyordu derken önünde sonunda bitirdim Kitabı okuduğum süre boyunca Zeze bana o kadar tanıdık bir çocuktu ki yaramazlığıyla ,sevimliliğiyle , zekasıyla , dayak yiyip yiyip uslanmaması ile aklımda hep o çocuk gibi okudum Kitap boyunca Zeze'nin küçük hayatına ortak oluyoruz ve bir çocuk gözünden dünyaya bakıyoruz. Yalnızlığı, sevilmek için verdiği çabayı, sevgi bağının ne kadar büyük olduğu... kalbi o kadar büyüktü ki bunu hissedebiliyorduk Ve acı gerçeklerle bir çocuğun büyümesini okuyorduk Hayat Zeze'ye hiç acımadan yetişkin olmayı öğretmişti Ve tabiki final okurken şok olmuştum beklemiyordum aslında Portekizlinin ölümünü ben Zeze ölücek diye bekliyordum Zeze gibi bende hayal kırıklığına uğradım ve Zeze'nin üzülmesine daha çok üzüldüm kendimi çok kötü hissettim Bir çocuğun yaşamaması gereken bir hayattı
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,1bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2024 2. kitabı
Eğer bir kitabı bir kere okuyup sevdiyseniz ve aradan zaman geçtikten sonra tekrar okuyup sevdiyseniz o kitap sizin favorinizdir. 2 kere okudum 2 kere okuyuşumda da zevk aldım öykülü anlatımı sayesinde akıcı dili sayesinde kitap sizi alıp götürüyor. Toplumsal değerlere yer vermesi aile bağını ele alması her şeyi ile mükemmeldi
Edebiyat & Roman
Yaprak DökümüReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 201636bin okunma
Aşk-ı Memnun
7/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
Kitabını okumadan önce dizisini izledim bu kadar popüler olan diziyi izlemek daha sonra kitabı okumak istedim . Dizi kendi çapında benzetilmeye çalışılmış, tabiki kitabın aynısı değil ama çalıkuşu gibi de aralarında o kadar fark yok . TRT nın yaptığı dizi var o kitabın aynısı birebir biraz da ordan izleyerek kitabı anlamaya çalıştım şimdi ne kadar Bihter kötü kadın gözükse de bütün suç Behlül de hem korkak hem çapkın hem ne istediğini bilmeyen hem de yarı yolda bırakan. İlk önce peyker sonra bihter sonra nihal hepsi Behlül yüzünden. o evde Behlül olmasaydı hiçbiri olmazdı . Bihterin kafasını karıştıran da hep Behlüldü . Ve Behlül harici herkes bedel ödedi . Nihal ve adnan bey'in geçmişleri hep onları üzecek Bihter canından oldu Behlül kaçtı gitti . Karakterlerin iç dünyasını anlatan bir roman dili zor olsada akıcı ve sürükleyici bir roman .Nihal babasına çok düşkün bir kız ve babasıyla arasına kimsenin girmesini istemiyor aslında sadece babasına düşkün değil biraz ilgi isteyen biri herhangi bir olumsuzlukta onu sevmeyeceklerini düşünüyor . O yüzden eve Bihter gelince kendisine olan ilginin biteceğini düşünüyor Bültent'in Adnan Bey'in Behlül'ün matmazel'in kendisini sevmeyeceğini düşünüyor ve Bihter'in onları kendinden uzaklaştırdığını düşünüyor. Bihter annesine ne kadar benzememeye çalışsada annesinin kızıydı ve onun yolundan gitti . Bihter de evde nihali sevmeye çalıştı diğerlerini çalışanları ama onlar izin vermeyince Bihter de bu durumdan sıkılmıştı ve genç kız olduğu için dahada cok sıkılıyordu.ve karşısına Behlül çıkınca bu yasak aşk başlamış oldu
Edebiyat & Roman
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Referans Yayınevi · 201622,8bin okunma
Piadra Irmağı' nın kıyısında oturdum ağladım
Puan vermedi·212 syf.··
2023 5. kitabı
Paulo coelho'nun simyacı romanından sonra okuduğum kitabı . Paulo coelho' yu seviyorum çok güzel bir anlatımı,sade , açık net bir şekilde güzel öyküleme yöntemiyle anlatıyor ve içinde küçük güzel hikayeler de bulunuyor okurken çok keyif aldığım bir yazar.piadra ırmağının kıyısında oturdum ağladım kitabı tanrının kadın yüzünü anlatıyor . Bir adam dinine çok düşkün ve onu çok seven pilar onu tanrıdan bile kıskanacak kadar seven pilar. Aşkın arka planda olduğu ve dinin daha ön planda olduğu bir anlatım o inanç etrafında daha da bağlanılan bir aşk . Ben okurken çok sıkılmadım ama biraz zor bitirdim . Çünkü Hıristiyanlık dinini anlatıyordu ilk başta dikkatimi çekse de bu kadar dinin yoğun olarak anlatıldığı bir kitap olarak okumakta zorlandım . Mitoloji olarak ve din olarak çok güzel aktarmış ve dinini çok güzel işlemiş .belki de biraz fantazi geldiği için bana sıkılmaya başladım ama dediğim gibi çok sıkılımadım çok güzel ve narin bir kitap
Edebiyat & Roman
Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum AğladımPaulo Coelho · Can Yayınları · 201910,6bin okunma
Reklam