Günümüz Türkçesi

Aşk-ı Memnu

Halid Ziya Uşaklıgil
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·336 syf.··
2022 22. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2022 20:46
Dizi izlemeyi sevmeyen birisi olarak Aşk-ı Memnu dizisini de izlememiştim ama bu kadar fazla gündemde olunca dizi hakkında bilgi sahibi de olmamak elde değildi. Acaba dizide anlatılan gibi mi eserde anlatılan da diye düşünüp, okumaya başladım. Öncelikle zaten H. Ziya Uşaklıgil anlatımı çok akıcı, kalemi çok sağlam bir yazarımız. Aşk-ı Memnu eseri de sıkılmadan bir an önce bitirilecek türden bir eser. Dizide Bihter-Behlül ön planda olsa da bence bu hikâye asıl Adnan Bey ve Nihal'in hikâyesi. Okunması gereken eserlerden birisi bence, tavsiye ederim.
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Referans Yayınevi · 201622,8bin okunma
6/10
·336 syf.··
2019 7. kitabı
Dizisinin tekrarlarını bile defalarca izlediğim için çok merak edip aldığım eser. Diziyle tek alakası Bihter&Behlül ilişkisi. Nihal kızımızın 12 yaşında ağlak ve şımarık bir kız çocuğu olması, Beşir oğlanın kitapta zenci olması, Melih Bey takımının kadınlarının çarşaflı olması gibi değişik detaylar insanı güldürmeden edemiyor. Ayrıca bir de Bihter'in ikonik "Ölüyorum anlasana! Gözümün önünde birbirlerini seviyorlar." cümlesinin de kitapta aynen bulunması çok hoşuma gitti açıkçası.
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Referans Yayınevi · 201622,8bin okunma
Seçimler...Gerçekler...
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2023 17:32
Aşk-ı Memnu kitabını okurken kafamda bir düşünce döndü durdu. Mutlu olmak mutluluğu sürdürmek basitken insan neden zor olanın imkansız olanın peşinden gider? Kendi sonunu elleriyle inşa ettiğini göre göre sona doğru neden gider? İlk günah kimindi? Behlül'ün mü? Bihter'in mi? Yoksa Adnan Bey'in mi? Suçlu kim bence bize bu anlatılmıyor kitapta. Halid Ziya'nın insan ruhunu tasvir edişine hayran kaldım. Öyle ki Bihter'in ayna karşısında çırılçıplak haliyle yaşadığı yüzleşme! Çırılçıplak olma metaforu, kendine karşı çırılçıplak kalma, yüzleşme... Herkesin bildiği ama konuşulursa gerçek olduğunu kabul etmek zorunda kalacağı ve bu yüzden bilmiyormuş gibi yaptığı konular, hisler vardır. İnsan kendisiyle yüzleştiği zaman ancak gerçekle yüzlelebilir. Benim için Aşk-ı Memnu bu demektir.
Türk Edebiyatı
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Referans Yayınevi · 201622,8bin okunma
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2024 31. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2024 19:10
Selam kitap dostlarım bugün size meşhur herkesin dilinde olan Aşk-ı memnu dizisinin kitabıyla geldim. Öncelikle kitabın dili olabildiğine sadeleştirilmiş ve günümüz Türkçesiyle yazılmış olmasına rağmen yinede zorladı beni. Dizisini defalarca izlememe karşın kitabını okumak daha tatmin edici oldu diyebilirim çünkü diziden o kadar farklı ki sadece isimleri benziyor desem yalan olmaz. Kitaptaki Behlül o kadar kötü ki dizideki Behlül daha masum geldi bana Bihter de aynı şekilde tabiki ama Nihal kitapta en masum olan O ve Beşir. Nihal o kadar hassas o kadar kırılgan ve düşünceli ki diziyle yakından uzaktan alakası yok ayrıca Adnan bey de tam tersi. Kitaptaki en çok hoşuma giden karakter Peyker oldu kendi halinde kimseye takılmayan işinde gücünde kadın. Firdevs hanım ise diziyle tam anlamıyla aynı Behlül ile Nihal'in ölümsüz eseri Final sahnesini her ne kadar dizideki gibi olmasını umsam da olmadı ama yine de iyidi birde YouTube da siyah beyaz aşkı memnu dizisi var kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim kitapla en yakın olan dizi odur. Zaten 6 bölüm ve 30 dakikadan oluşuyor. Eski aşkı memnu dizisini bitirdim şimdi işin yoksa birde diğerini baştan sona izle. İstek değil ihtiyaç
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Referans Yayınevi · 201622,8bin okunma
Aşk-ı Memnun
7/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
Kitabını okumadan önce dizisini izledim bu kadar popüler olan diziyi izlemek daha sonra kitabı okumak istedim . Dizi kendi çapında benzetilmeye çalışılmış, tabiki kitabın aynısı değil ama çalıkuşu gibi de aralarında o kadar fark yok . TRT nın yaptığı dizi var o kitabın aynısı birebir biraz da ordan izleyerek kitabı anlamaya çalıştım şimdi ne kadar Bihter kötü kadın gözükse de bütün suç Behlül de hem korkak hem çapkın hem ne istediğini bilmeyen hem de yarı yolda bırakan. İlk önce peyker sonra bihter sonra nihal hepsi Behlül yüzünden. o evde Behlül olmasaydı hiçbiri olmazdı . Bihterin kafasını karıştıran da hep Behlüldü . Ve Behlül harici herkes bedel ödedi . Nihal ve adnan bey'in geçmişleri hep onları üzecek Bihter canından oldu Behlül kaçtı gitti . Karakterlerin iç dünyasını anlatan bir roman dili zor olsada akıcı ve sürükleyici bir roman .Nihal babasına çok düşkün bir kız ve babasıyla arasına kimsenin girmesini istemiyor aslında sadece babasına düşkün değil biraz ilgi isteyen biri herhangi bir olumsuzlukta onu sevmeyeceklerini düşünüyor . O yüzden eve Bihter gelince kendisine olan ilginin biteceğini düşünüyor Bültent'in Adnan Bey'in Behlül'ün matmazel'in kendisini sevmeyeceğini düşünüyor ve Bihter'in onları kendinden uzaklaştırdığını düşünüyor. Bihter annesine ne kadar benzememeye çalışsada annesinin kızıydı ve onun yolundan gitti . Bihter de evde nihali sevmeye çalıştı diğerlerini çalışanları ama onlar izin vermeyince Bihter de bu durumdan sıkılmıştı ve genç kız olduğu için dahada cok sıkılıyordu.ve karşısına Behlül çıkınca bu yasak aşk başlamış oldu
Edebiyat & Roman
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Referans Yayınevi · 201622,8bin okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2015 124. kitabı
Aşk-ı Memnu'nun romanını da okudum, dizisini de izledim. İnsanlar orada bölünmüş aile yapısını, amcasını aldatan bir yeğeni, eşini aldatan bir kadını görüyor. Hatta daha da ileri giderek Behlül'ü Bihter'in baştan çıkardığını söylüyorlar. Halbuki hikaye, toplumun kadına bakış açısını muhteşem bir ustalıkla gözler önüne seriyor. Gelin bir de hikayeye şu açıdan bakın: 50 yaşlarında bir adam, kendi kızından yalnızca birkaç yaş büyük bir kızla evleniyor. Öyle bir zamanlama ki hem kızın babasının ölümünden kısa bir süre sonra hem de kız, annesinin babasına olan ihanetinden ötürü annesinden nefret ederken, onu suçlarken.. Çok manidar değil mi? Adnan Bey, kızı yaşında bir kıza göz dikmenin bedelini ödedi, kızın en zayıf anında, bir baba figürüne en çok ihtiyaç duyduğu anda ondan faydalandı. Ama insanlar bunu tamamen göz ardı etti ve Bihter'i suçladı. Bihter, Behlül'den uzun süre kaçmaya çalıştı, reddetti. Behlül sürekli hep bir şekilde üzerine gitti. Dediler ki "Bihter'in bu davranışı Behlül'ü ayartmak içindi." Ama Bihter geri durmasaydı, yine kötü kadın gözüyle bakacaklardı, nitekim baktılar da. "Adnan'la evlenmeseydi" diyeceksiniz, kız babasının, annesinin ihaneti yüzünden öldüğünü düşünüyor ve ondan nefret ediyor. Adnan'la evlenmeseydi nefret ettiği, dahası sızlanmaktan başka bir iş yapmayan bir kadınla aynı evde yaşamaya mahkum kalacaktı, dahası kalan borçlar için annesinin utanmadan babasını suçlamasını duyarak yaşayacaktı. Adnan'la evlenmek onun için bir çıkış oldu. Ama hayır, toplumun gözünde suç olan bu, bir adamın kızı yaşında kadına göz dikmesi değil! Olanların vicdan azabını, hayal kırıklığını, acısını Bihter tek başına üstlendi. Adnan mutluydu, Behlül mutluydu, umursamadan devam ettiler ama Bihter öldü ve şimdi hala bir şekilde Bihter'i suçluyorlar. Çünkü suçlu
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201622,8bin okunma
DİZİSİ YÜZÜNDEN HARCANAN KİTAP!!!
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2025 89. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2025 21:46
Herkese selamlar kitap dostlarım… Yıllardır dizisinden dolayı önyargıyla yaklaşıp okumayı ertelediğim, fakat okuyunca tıpkı tahmin ettiğim gibi dizinin tam tersine çok derin bir içeriğe sahip olduğunu gördüğüm kitabın incelemesini yapacağım. Baştan söyleyeyim bu incelememde dizi kitap karşılaştırması çok olacak çünkü dizinin bu denli kitabın önüne geçmiş olması beni aşırı derece irite ediyor. Dolayısıyla bir edebiyatsever olarak bunu boynumun borcu olarak görüyorum. Kitaba geçmeden önce çok dolu olduğum iki konudan bahsetmek istiyorum. Birincisi; muhteşem edebi eserlerimizin reytinglere kurban edilmesi… Dev yazarlarımızın emek emek yazdıkları; alt metinde psikolojik, sosyolojik, tarihi, edebi, kurgusal, sanatsal ve daha bir sürü derin konuların işlendiği başyapıtları alıp; tamamen yüzeysel, ahlaksızlığı aşk diye gösterip güzelleyen, toplumun ahlaki değerlerine dinamit yerleştiren, ve bunları yapabilmek için kitaptaki birçok şeyi değiştiren ( farklılardan bahsedeceğim birazdan ) dizi sektörümüze buradan isyan etmek istiyorum! Lütfen elinizi bu değerlerimizden çekin artık! Ya kitaplara tamamen sadık kalıp onlarla oynamayın, ya da kitapları dizilere uyarlamaktan vazgeçin! Ve bu dizileri izleyip üstüne fanatiği olan, karakterlere gıyabi cenaze töreni kılacak kadar ileri giden izleyiciler! Artık uyanın, evlerimizin salonlarına kadar girip ahlaksızlığı, ensest ilişkileri, mafyatik tipleri normalleştiren, çocuklarımızın zihnine bebekliğinden itibaren bunları empoze eden bu işleri izlemeye ve savunmaya daha ne kadar devam edeceksiniz? Dolu olduğum ikinci konu ise şu: Kitabın 1K’daki incelemelerine baktım ve şok oldum… En çok etkileşim alan incelemelerin birçoğu diziyi yorumlamış, kitap ile alakası yok. Bildiğiniz kitabı okumadan dizi üzerinden kitap incelemesi yapmışlar!
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · İş Bankası Kültür Yayınları · 202122,8bin okunma
《 A Ş K - I M E M N U 》
Puan vermedi·392 syf.··
Beğendi
·
2025 85. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2025 09:13
Aşk-ı Memnu kitabının son sayfalarında Halit Ziya Uşaklıgil için şöyle bir cümle geçiyor: "Türkçe üzerinde düşünenlerin başında gelir." 'Ne kadar haklı bir cümle' diye düşündüğüm bu kitap, yazarımız Halit Ziya Uşaklıgil'in, güzel Türkçemizin zarif kelimeleriyle yazmış olduğu bir romandır. Yazar, yazdığı bu kurguyu realizm ve natüralizm çerçevesinde enfes bir anlatımla zenginleştirmiştir. Kitap, sadece yasak aşk anlatmıyor; zengin bir yalıda bulunan, toplumu temsil eden küçük bir topluluğun, çeşitli açılardan sosyolojik ve psikolojik analizlerini de anlatıyor. Bu anlatımı yaparken sade ve basit bir dilden ziyade, edebiyatın birey psikolojisindeki sanatsal vuruşlarını ve zarafetini estetik bir şekilde gözler önüne seriyor. Bu kitap sadece Bihter ve Behlül'ün yasak aşkını anlatmıyor; ebeveynlerinden dolayı sevgi susuzluğu çeken bir kız çocuğuyla, hedonist yani haz peşinde koşan dürtüsel bir erkeğin sürüklendikleri yanlışa dikkat çekiyor. Söylemek istediklerim, kurguyu normalleştirme değildir. Romanı okurken cinsel içerikli bir sahne olmasa da bu uygunsuz kısımları okumak bile yeterince rahatsız ediciydi. Lakin yazarın derdi yasak aşkı anlatmak değildir. Aksine, yasak aşka sürüklenen bu ikilinin psikolojik analizlerini yaparak, yanlışa götüren sebeplere dikkat çekmektir. Bence yazar, ebeveyn rehberliği olmayan bazı çocukların, ahlaki açıdan ne kadar zayıf olduğunu anlatmak istiyor. Bihter; babası vefat etmiş, annesinden zerre sevgi görmeyen, üstüne üstlük annesi varken onun yokluğunu çeken, hatta annesinin rekabetine maruz kalan bir kız çocuğudur. Behlül ise annesi babası olmayan, amcasının yanında yaşayan, orada büyüyen bir erkektir.Bihter, ebeveyn eksikliğini sevgi açlığı olarak haykırırken; Behlül bu eksikliği, sevgiye inancını yitirmiş olarak, sadece hazza ve
Edebiyat & Roman
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · İş Bankası Kültür Yayınları · 202122,8bin okunma
7/10
·400 syf.··
2025 189. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2025 18:56
Aşk-ı Memnu – Halit Ziya Uşaklıgil Aşk-ı Memnu, sadece yasak bir aşk hikâyesi değil; bastırılmış duyguların, suskunlukların ve toplumsal rollerin insanı nasıl yavaş yavaş içine çektiğini anlatan güçlü bir roman. Halit Ziya, karakterlerini yargılamadan, onların zaaflarını ve çelişkilerini tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Bihter, çoğu zaman tek bir sıfatla açıklanmaya çalışılan bir karakter ama bana göre o, sevilmek isteyen, anlaşılmak isteyen ve yalnızlığını yanlış yerlerde doldurmaya çalışan bir kadın. Behlül ise sorumsuzluğu ve kaçışlarıyla bu yasak ilişkinin hem tetikleyicisi hem de kaçınılmaz sonunun habercisi gibi. Roman boyunca en çok hissettiğim şey, herkesin bir şeyleri bilip susmasıydı. Aşk kadar güçlü olan bir diğer duygu da korku: toplumdan, yalnız kalmaktan ve gerçeğin ortaya çıkmasından duyulan korku. Bu sessizlik hâli, romanın gerilimini sürekli diri tutuyor. Aşk-ı Memnu, duyguların bastırıldığında yok olmadığını, sadece başka şekillerde ortaya çıktığını gösteriyor. Bitirdiğimde aklımda kalan şey, yasak olanın cazibesi değil; kaçınılmaz sonun hüznü oldu. Zamanı aşan bir roman olmasının nedeni de bence tam olarak bu insanî gerçeklik.
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201622,8bin okunma
İhanetin Sessiz Çığlığı
8/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2025 19:33
Aşk bazen çiçek gibi açmaz; yangın gibi yayılır. Aşk-ı Memnu, işte tam da bu yangının romanı. Yazar Halit Ziya, sadece yasak bir aşk hikâyesini anlatmıyor burada. Aksine, toplumun yüzeyde kalan şıklığının altında çürüyen ilişkileri, suskunluklarla büyüyen bir ihaneti, ve en çok da insanın kendi kendine bile itiraf edemediği gizli arzularını anlatıyor. Romanın merkezinde Bihter var. Güzel, genç, gururlu. Ama bir o kadar da kırılgan. Annesi Firdevs Hanım'ın gölgesinde büyümüş, sevgi ararken gövde gösterisine tutulmuş bir kadın. Onun Adnan Bey'le evliliği bir kurtuluş gibi sunulsa da aslında bir teslimiyet. Sevilmek isterken saygın olmaya razı geliyor. Fakat kalbi, saygınlıkla yetinmeyi reddediyor. Behlül ise bambaşka bir muamma. Herkese şakacı, uçarı, sorumsuz gibi görünen bu genç adam, aslında korkaklığın ete kemiğe bürünmüş hâli. Aşkı da, sadakati de ciddiye almayan biri değil; sadece kendisiyle yüzleşmeye cesareti olmayan biri. Bihter’e duyduğu tutku bir sığınak gibi başlıyor, ama zamanla her ikisini de yutacak kadar karanlık bir boşluğa dönüşüyor. Roman boyunca bir “Aşk-ı Memnu”nun peşindeyiz ama yasak olan yalnızca aşk değil aslında. Bastırılmış arzuların, konuşulamayan duyguların, görülmeyen acıların da hepsi yasak bu yalıda. Herkes rolünü oynuyor; anne, eş, yeğen, çocuk, hizmetçi... Ama içten içe herkes başka biri olmak istiyor. Herkes biraz yorgun, biraz kırgın, biraz da yalnız. En çok da Nihal. Bu evin en masum karakteri belki de. Onun masumiyeti bir suskunluğa dönüşüyor. Bir çocuğun gözünden, dünyadaki en büyük yıkım sessiz ama ayrıntılı bir şekilde izleniyor. Romanın dili, yazıldığı döneme göre akıcı olsa da, bugünün okuru için yer yer ağır gelebiliyor. Mamafih anlatmak istediği şey ise çok bariz: İnsanın en büyük savaşı, kendi içinde verdiği savaştır.
1000Kitap
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202322,8bin okunma

Yazar Hakkında

Halid Ziya UşaklıgilYazar · 62 kitap
Halid Ziya Uşaklıgil, Servet-i Fünûn ve cumhuriyet dönemi Türk romancı ve yazardır. Bazı edebi yazılarını Hazine-i Evrak dergisinde Mehmet Halit Ziyaeddin adıyla yayımlamıştır. Servet-i Fünun edebiyatının en büyük nesir ustası kabul edilir. İlk büyük Türk romanı olarak kabul görmüş Aşk-ı Memnu'nun yazarıdır. Aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu'nun Sultan Reşat devri Mabeyn Başkatibi (1909-1912), ve Ayan Meclisi üyesidir. İstanbul'un Eyüp semtinde doğdu. Babası halı tüccarı Halil Efendi, Uşak'tan İzmir'e göçmüş varlıklı bir ailedendi. Halit Ziya, o sırada İstanbul'a yerleşmiş olan Halil Efendi ile Behiye Hanım'ın üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Mahalle mektebindeki ilk eğitiminin ardından Fatih Askeri Rüştiyesi'ne devam etti. 93 Harbi'nin başlaması ile Halil Efendi'nin işleri bozulunca aile, İzmir'e yerleşti ve Halit Ziya öğrenimini İzmir Rüştiyesi'nde sürdürdü. Ardından İzmir'de Ermeni Katolik rahiplerinin çocukları için kurulmuş yatılı bir okula devam ederek Fransızcasını geliştirdi; Fransız edebiyatını yakından tanıdı. Fransızca çeviri denemeleri yaptıktan sonra henüz öğrenci iken ilk yazılarını yayımlamaya başladı. Önce İzmir çevresinde kendini tanıttı. Bazı edebi yazılarını İstanbul'da Hazine-i Evrak adlı önemli bir dergide "Mehmet Halid" adıyla yayımladı. Son sınıfta iken okuldan ayrıldı, babasının kâtibi olarak iş yaşamına başladı. Aynı yıl, Bıçakçızade Hakkı ve Tevfik Nevzat adlı arkadaşlarıyla Nevruz adlı bir dergi yayımlamaya girişti. 10 sayı kadar yayın hayatında bulunan ve İzmir'in ilk edebiyat dergisi olan bu dergide çeviri şiir ve hikâyeler, mensur şiirler, bilimsel yazılar yayımladı. Babasının yanındaki işi edebiyat merakı ile bağdaştıramadığından farklı bir iş aradı. İstanbul'a giderek hariciyeci olmak için başvurdu; başvurusu kabul edilmeyince İzmir'e döndü. İstanbul'da bulunduğu süre içinde Fransız edebiyat tarihi ile ilgili olarak uzun süredir yazmak istediği kitabı yazdı. Garbdan Şarka Seyyale-i Edebiye: Fransa Edebiyatının Numune ve Tarihi adlı kitabı 1885'te 84 sayfa olarak basıldı. Bu eser, onun basılan ilk kitabıdır ve Türkçede basılmış ilk Fransız edebiyatı tarihi olma özelliği taşır. İzmir'e döndükten sonra İzmir Rüştiyesi'nde Fransızca öğretmenliği yaptı, öğretmenliğe devam ederken Osmanlı Bankası'nda çalışmaya başladı. İzmir İdadisi'nin açılmasından sonra öğretmenliğe bu okulda devam etti; Fransızcanın yanısıra Türk edebiyatı dersleri verdi. Milli mücadele döneminde genellikle Ahmet Cevdet’in İkdam Gazetesi’ne yazılar gönderdi. Çoğunlukla dil ve edebiyatla ilgili yazılar yazdı. Cumhuriyet döneminde kendisini tamamen edebiyata verdi. Cumhuriyetin ilk yıllarında devletin şekillenmesini uzaktan izledi ve fazla eser vermedi. 1930’larda yazı hayatına büyük bir canlılıkla döndü. Cumhuriyet ve Son Posta gazetelerinde yazıları yayımlandı. Özellikle hatıra tarzında yazılarıyla edebiyat dünyasında aktüel bir isim haline geldi. Dil devrimi’ne gönülden inanan yazarın I. Türk Dili Kurultayı’nda (26 Eylül 1932) sunduğu, Türkçenin geçirdiği evreleri ve dil sevgisini sanatkârane bir üslûpla dile getiren bildiri çok ses getirdi.[3] Bazı eserlerini sadeleştirdi ve Latin harfleriyle yeniden yayımladı. 1937’de Tiran elçiliğinde görevli oğlu Halil Vedat’ın 33 yaşında intihar etmesi üzerine büyük bir yasa girdi. Acısını, yazmakla hafifletmeyi seçti. Her türlü tedaviyi reddettiği uzun bir hastalığın ardından 27 Mart 1945’te öldü. Bakırköy mezarlığında oğlu Halil Vedat’ın yanına gömüldü.