….. onun iç dünyasını hayal edebilir ama asla tecrübe edemezdim. Ben/sen ayrımıyla bölünmüştük, ben ve ben olmayan ile. Ne kadar yakın olursak olalım, sonuçta başka bir insandı ve bunun getirdiği tüm gizem ve mesafeyle donanmıştı (yalnız öleceğimizi anımsatan o kaçınılmaz mesafe…..).
Varoluşumuzu izleyen bir başkası olmadığı sürece gerçekte varolmadığımız doğrudur belki de, söylediklerimizi anlayacak biri olmadan doğru dürüst konuşamayız, yani meselenin özüne inecek olursak, sevilmiyorsak, tam anlamıyla yaşıyor olamayız.