Insan,
insanın diyalektiğine tükürüyor; insanı yakıyorlar! bunları düşünüyorum ve akıp gidiyor günler siyah beyaz resimler hırçınlığında. sormuştun ya, işte her şey ortada, her şey! önce kuşları vurdular orada. paramparça parçaları bir yana; bir bir savruldu yangınların ortasına kanatları da! ben soluk soluğa dışarıdayım, seni buldum... seni buldum ya, bu kez seni vurdular orada, seni!her şey sürdü yine, her şey! baktım daha durmuş da uzayın rengini demliyor asalak dünya.
Çocukluk anılarımız trajik bir biçimde kesişti. Eğer bu trajediyi ortak bir lütufa dönüştürme yolunu bulamazsak, geçmişe takılmamız geleceğimizi yok edecek. Sonra başka bir neslin mutlu çocukluğunu çalacağız ve kutsal olmayan bir neden için bunu kabusa çevireceğiz.
Syf. 289
"Bu anıları yok etmeden takdis etmeydi. Eski tarihten bir şeyler büyüyordu. Acıdan yeni bir şey büyüyordu."
Syf. 372
"Yüzündeki o kendini beğenmiş ifadeyi bir kenara bırak ve hayatında bir kez doğal davran. Beş dakika olsun rol yapmaktan ve zavallı yatırımcıların parasını iade etmek gibi ulvî bokluklardan vazgeç! Herkes gibi onlar da yaptıklarından sorumlu! "
Sayfa 258 - Doğan kitap /
Çeviren Lale Budak·Kitabı okudu