Hemen söyleyeyim, bu kitabın sonunda başkahraman ölüyor. Hatta sonunda bile değil, daha ortasında, ama vefatının öncesini ve sonrasını anlatan tüm hikayelerde o yine hayata dönecek. Çünkü, Gaustin'in dediği gibi, geçmişte zaman tek yönlü akmaz.
Ölüm, sensiz olgunlaşan bir kiraz ağacıdır.
Gaustin, "Botanik ve Ölümsüzlük"
Cennet, acının dinmesi olmalı.
Lars Gustafsson, "Ancının Ölümü"
Bugün altında yattığı toprağı işlerdi bir zamanlar...
Acil durumlar için anonim mezar kitabeleri
Her melek korkunçtur. . .
Rainer Maria Rilke, "Duino Ağıtları"
Korkacak bir şey yok.
Babam
KALDIRIMLAR
Sokaktayım,kimsesiz bir sokak ortasında ;
Yürüyorum arkama bakmadan yürüyorum.
İyi o zaman karanlığa saplanan noktasında ,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık ;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İnci uykuda yalnız iki yoldaş uyanık ;
Biri benim biri de serseri kaldırımlar.
İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını,hep simsiyah,dikiyor;
Gözüne mi çekilmiş bir ama gibi evler.
Kaldırımlar,çilekeş yalnızların annesi ;
Kaldırımlar,içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar duyulur,ses kesilince sesi ;
Kaldırımlar,içimde kıvrılan bir lisandır.
Bana düşmez can vermek yumuşak bir kucakta ;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum !
Aman,sabah olmasın bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!
Ben gideyim,yol gitsin,ben gideyim,yol gitsin;
İki yanımdan aksın,bir sel gibi fenerler.
Tak,tak,ayak sesimi aç köpekleri işitsin;