SO

Ah, o on beş yıl önceki çocukluk... Ve şimdiki ben... Tatsız, neşesi, sevgisiz, aşksız ve heyecansız... Bomboş, bir hiçten daha boş geçen hayat... Şimdi hırslarla basit isteklerle yaralı ruhum ve kalbim.....
Sayfa 35·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İyi insanlar iktidara gelemez, gelse bile iktidar onu bozar, zalim yapar.
Yere damlayan kanlardan bin gövde, bin baş dirilecek.
Sayfa 121·Kitabı okudu
Din
7/10
·88 syf.··
2017 126. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2017 20:41
Bu kitap Mustafa Kutlu eğer eserin başındaki üslûbunu kitabın sonuna kadar sürdürebilseydi belki de bir klasik olacaktı. Öylesine güzel bir dille anlatıyor ki yazar hikâyelerini, ilk hikâyeyi okuduktan sonra bir daha okudum. Bir lunaparkta gezerken insanların iç seslerini dinliyoruz kitapta, okurken bu iç seslerin aslında aynı hikâyenin halkaları olduğunu öğreniyoruz, halkalar genişledikçe lunaparkın dünya olduğunu ve buraya kapalı kaldığımızı, çünkü dünya malına, süfli arzulara gönül indirdiğimizi anlıyoruz, bu yüzden çıkış yok, çünkü bu böyledir, dünya böyledir, dünya arzusu böyledir, ve insan böyledir, diyor yazar, kitap kapağında üç kere tekrar edilen "hiç" sözcüğü dünya hayatının öte alemler karşısındaki yerini hatırlatıyor... bütün bunlara inanalım inanmayalım, yazar bunu hissettiriyor, o hissi verebiliyor ve kalemi son kısma kadar küçük gevşemelere rağmen çıtayı yukarıda tutabiliyor. İlk iki hikâye kitabın bütün yükünü taşıyor gibi; bu iki hikâyede muğlak, karışık, içiçe geçmiş düşünceler, iç konuşmalar, olaylar var ve yazar bütün bunları maharetle birbirine karıyor, ortaya okuması çok lezzet veren hikâyeler çıkıyor. Kitabın "son " adını taşıyan son bölümü ise iç seslerin kenara çekildiği ve yazarın "mesajını" vermek istediği bir fantastik hikâyeye dönüşüyor ve kitabın başından sonuna dek süren, ara ara renk kaybetse bile etkileyici üslûbu kayboluyor. Bu, böylesine güzel bir esere yapılmaması gereken bir kötülük aslında, ama Kutlu böyle yapmayı seçmiş. Yazar bizi anlatmak istediği şeye yönlendirerek mesaj verme kaygısı gütmeseydi, iç sesler kitap boyunca olduğu gibi içimize bütün gürültü ve fısıltılarıyla karışsaydı ve o sonu biz kendimiz hissetsek ya da hayâl etseydik, çok daha güzel olacaktı.
Bu BöyledirMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20229,2bin okunma