O susamaz ve sabırla bekleyemez, anın ona hiç arız olmaması muhtemelen bununla izah edilebilir; o susmaktan acizdir, an ona arız oldugunda, onu hiç hissetmemesi muhtemelen bununla izah edilebilir. Zira o an, zengin bir anlamlılık ve ehemmiyetle dolup taşıyor olsa bile, gelişini önceden haber veremez, geldiğinde, bunu yapamayacak kadar çok çabuk gelir, öyle ki peşinen bir anlık bile vakit olmaz; ayrıca an haddizatında ne kadar anlamlı ve kayda değer dahi olsa, gelirken gürültü patırtıyla veya yaygara kopararak gelmez, hayır o usulca gelir, herhangi bir canlının en hafif adımlarından bile daha hafif adımlarla gelir, zira o apansızlığın hafif adımıyla gelir, gayet usulcacık gelir: bu yüzden insanın gayet sessiz olması icap eder, ki onun "şimdi burada" olduğunu hissedebilsin; ve bir sonraki an geçip gidivermiştir bile, o yüzden insanın gayet sessiz olması icap eder, ki ondan istifade etmeyi başarabilsin. Ama yine de her şey "o ana" bağlıdır.