Düşünüyorum. "Bu insanlar, bu kadınlar hızlı bir devinimle ölüme doğru sürükleniyorlar, gene de öylesine kısa dakikaları bir halkayı bir şişenin boynuna geçirmekle ya da bir tokmak vuruşuyla bir zenciyi ortaya çıkarmakla geçiriyorlar. Gerçekte hakları var kuşkusuz; bizi bekleyen hiçliği gözönüne alırsak, Napoleon da, Richelieu de yaşamlarını bu küçük kadından, bu askerden daha iyi kullanmadılar diyebiliriz."
"İki insan arasındaki bağıntının yarattığı durumların pek de çok olmadığını görmenin verdiği alaylı keder duygusu" , diye yazmıştı defterine. "Bu aşk güldürüsünde sırasıyla az sevilen rolüyle çok sevilen rolünü oynuyoruz. Tüm söylenenler ağız değiştiriyor o zaman, ama aynı kalıyor".
Ne tuhaf, diyordum kendi kendime, tüm çocukluğum boyunca, sert ve mantıklı bir çevreye kızan, düşcül bir küçük kızdım, ama şimdi Philippe, dışarıdan bakınca, kendimde izi bile bulunmadığını sandığım, atalardan geçme belirtiler seziyor bende.