Çünküler yok zihnimde.Geçmiş zaman kipi kayıp.Gidiyorum dedim ve gittim,dönüyorum dedim döndüm,diyerek yeniden katılamayacağım kadar katı kuralları olan bir dünyadan kaçıp geldim ben bu sınırsız boşluğa.Bu boşluk iyi.Hesap vermek zorunda olmadığım bir hayatın içinde,dünü de yarını da yok sayarak ve sadece şimdiki zamanda yaşayarak var olmanın büyüsünden çıkarsam,yüzleşeceklerime katlanamam.
Öfkeli şair soyu diye bir laf var. Latince 'de ,'' Genus irritabile vatum'' diyorlar benim gibilere.Derdi bitmeyen ve bitmeyen dertlere öfkelenen şairlerin derin hassasiyetine vurulmuş bir damga.Ensemde,tam ensemde var ondan.Rüzgar enseme değdikçe, sızlıyor o damga,Ta Latin'den beri ,Fatih'ten çok çok önceleri....
Senin için kaleme aldığım mektuplarda senden ayrı bir tek kelime bulunmamalı. Yad kaçıyor di mi? Çok öskedim seni.Öskedim,bizim doğu dialektiğinde özledim demektir.Neyini,nereni,hangi halini desem ki? Sesini öskedim örneğin.Yüzünü ,şeytan çocuk gülüşünü, öfkeni,yeryüzünü ve kaskatı canımı ısıtan varlığını.Şükür varsın.Oturup ''nasılsın'' diye açabilir insan.Sevinebilir,övünebilir,ağlayabilir insan.Ne tuzsuz şeydi şu dünya be.Geldin ,buldun,şenlendirdin insan ettin beni.Sana mahkum kalmak güzel.Gözlerinden öperim.
Bu gece gözüme uyku girmeyişinin nedeni yağmur değil ,başka bir şey,belki de kaçak kadın ile göz göze gelme korkusu.Gerçi onun yokluğu,günlerimi zehirleyen tamamlanmamışlık hissimi daha da arttırmamış mıydı ?