Çocukların bir şeyi niçin istediklerini bilmedikleri konusunda derin bir bilgi sahibi bütün öğretmenler ve eğitmenler hemfikir; fakat yetişkinlerde çocuklar gibi bu dünyada oradan oraya sürükleniyorlar ve onlar gibi nereden gelip nereye gittiklerini bilmiyorlar, onlar gibi gerçek amaçlar doğrultusunda hareket etmiyor ve onlar gibi bisküvi, pasta yerine göre şeker, yerine göre sopayla yönetiliyorlar: Genellikle buna kimse inanmıyor, ama bana göre bu çok açık bir şey.
Çocuklarınız sizin çocuklarınız değildir. Onlar kendini özleyen yaşamın oğullan ve kızlarıdır. Onlar sizin aracılığınızla gelirler ama sizden gelmezler. Sizinledirler ama size ait değildirler. Onlara sevginizi verebilirsiniz, ama düşüncelerinizi asla vermeyin; çünkü onların kendi düşünceleri vardır. Onların bedenlerini eve koyun, ama ruhlarını hapsetmeyin; çünkü onların
canları, sizin rüyanızda dahi ziyaret edemeyeceğiniz yarının evinde oturmaktadır. Onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz, ama onları kendiniz gibi yapmaya uğraşmayın.
Halil Cibran
Çocuklarınız sizin çocuklarınız değildir.
Onlar kendini özleyen yaşamın oğullan ve kızlarıdır.
Onlar sizin aracılığınızla gelirler ama sizden gelmezler.
Sizinledirler ama size ait değildirler.
Onlara sevginizi verebilirsiniz, ama düşüncelerinizi asla vermeyin;
Çünkü onların kendi düşünceleri vardır.
Onların bedenlerini eve koyun, ama ruhlarını hapsetmeyin; çünkü onların canları, sizin rüyanızda dahi ziyaret edemeyeceğiniz yarının evinde oturmaktadır.
Onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz, ama onları kendiniz gibi yapmaya
uğraşmayın.*
HALİL CİBRAN
Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız sizi yanlış tanıdı.
Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.
...
BEHÇET NECATİGİL