Duygusal körlüğüm, kapı ve pencereleri sıkı sıkıya kapatılmış bir eve benzetilebilirdi. Aşk evin önünden gelip geçiyor, ben de bu ayak seslerini duyabiliyordum, ama bunların öylece yoldan geçen, hatta başka birine yönelen adımlar olduğunu düşünüyordum. Ta ki bir gün adımlar evimin önünde durup da kapının zili çalana dek.
“Başka bir ailede ve başka bir dünyada olsaydık, o kendisi olabilseydi ve ben kendim olabilseydim, ağabey ve kız kardeş olabilir miydik? Demek istiyorum ki olduğumuz kişiler olmasaydık, o kendisi olmasaydı ve ben kendim olmasaydım, olmuş olacağımız o başkaları ağabey ve kız kardeş olabilir miydi?”