Zilan

Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bu Diyar Baştan Başa
Karanlık, kurşun geçmez bir gece... İnceden inceye yağmur çiseliyor denizin üstüne. . . . Aç ölseydik, aç ölseydik de toprağımızda ölseydik... Şu halimize bak!
Sayfa 164
İnsan ve Duygular
Sofi, dehşetli kaval çalıyordu. Uzun, dertli havalar... İnsanı alıp başka dünyalara götüren, ağlamaklı eden havalar... . . . Otobüs hareket ettikten beş on dakika sonra bir dostluk, bir ahbaplık başladı ki sormayın! Gürültülü konuşuyorlar... Bunlar ne kadar zamandan beri tanışıyorlar acaba? Yoksa hepsi bir yerden mi? Sordum, öğrendim ki, birbirlerini ilk defa otobüste görüyorlarmış. Ama bu yakınlık, bu dostluk!.. İşte doğu insanının karakteri de budur.
Sayfa 135
İnsanlık
Çoban Çeşmesi
. . . Ne şair yaş döker ne âşık ağlar, Tarihe karıştı eski sevdalar: Beyhude seslenir, beyhude çağlar Bir sola, bir sağa çoban çeşmesi!..
Sayfa 217
Şiir