Maşide E.

Maşide E.
Devran çarkını tersine çevirmeli..
Ne kadar sathî ve cüzî görünürse görünsün hiçbir gerçek inanç, gerçekten önemsiz değildir; bu inanç, kendisine benzeyen başka inançlara sahip olmamızı sağlar, daha önceden sahip olduğumuz ve o inanca benzeyen inançlarımızı teyit eder ve diğerlerini zayıflatır. Böylece tedricî olarak, bir gün açık bir fiile dönüşecek ve kişiliğimiz üzerine mührünü basacak olan düşüncemizin derinliklerine nüfuz eder. *William Clifford
Sayfa 146
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Uhud günü çocuklarını ve eşini şehid veren Sümeyra validemiz Efendimiz'i (sas) sağsalim görünce şöyle demişti:”Ey Allah'ın Resûlü Senden sonra bütün musibetler bana çok hafif gelir." Bu nasıl bir imandır ki bir validenin en şedît imtihan anında dâhi oracıkta onu teskîn eder..
Sayfa 18
Sahabe İklimi
"Sadece siyasî bir dil, kılıç darbesiyle problemleri çözeceğini söyler. İlmin böyle bir teklifi yoktur. İlim, bir çaba ve süreçtir." *İsmail Kara / Konferans Notları
Bir ırkın düşüncesi kendi tarafından kendisi için ortaya çıkmıştır. Eğer başka bir ırk onu benimsiyorsa (ki bu olmaz) ya o düşünceyi aslını bozacak biçimde değiştirip kendine mal edecek veya kendini aslını inkar edecek ölçüde değiştirip o benimsediği düşüncenin içinde eriyecektir.
Sayfa 59
Hadis devam ediyor; Efendimiz (sas) en hayırlı mü'mini tarif etti; şimdi sıra hayırsız olanı söylemeye geldi. Efendimiz (sas) dedi ki: "Size en şerlilerinizi de, yani en hayırsızlarınızı da haber vereyim mi?” Sahâbe sarsıldı, büyük bir merakla: "Evet Ya Resûlullah!” dediler. Acaba şerli kim? Bize hayırlının portresini çizdiği için Efendimiz (sas), doğal olarak aklımıza şu gelebilir: "En hayırlımız görüldüğü zaman Allah'ı hatırlatan ise, en şerlimiz de görüldüğü zaman şeytanı, günahı hatırlatandır” değil mi? Ama hayır, onu zaten hayırlıyı tarif ederken söyledi, söylemiş oldu. O (sas) ‘Cevâmü’l- Kelim’ idi, yani az söz ile çok mesaj veren, dolayısı ile sözü zayi etmeyendi. Peki, neymiş şerli mü'min ya da hayırsız mümin: “Birbirini seven dostların arasını bozan, tertemiz insanlarda ayıplar arayan, olmayan özelliklerle başkalarına yakıştırmalar yapandır.”
Sayfa 563