Âriflerden biri demiştir ki:"Sakın sana eziyet eden kimse ile meşgûl olma! Sen Allah ile meşgûl ol; Allah onu ve tehlikesini senden uzaklaştırır. Pek çok kimse bu konuda hata etmiştir. Onlar, kendilerine eziyet eden kimselerle meşgul olmuşlar, böylece bir sürü günahla birlikte eziyet uzayıp gitmiştir. Eğer onlar, böyle bir durumda yüce Mevlâ'larına yönelmiş olsalardı Allah onlara yeter, işlerini en güzel sonuca ulaştırırdı."
..وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَصٖيرٍ
“..Sizin için Allah’tan başka bir dost ve yardımcı yoktur.”
(Bakara Sûresi 107. Âyet-i Kerîme)
Resûl-i Ekrem (s.a.s) Kurân-ı Kerîm’i şöyle tanıtmıştır:
“Dikkat edin, önünüze bir çok fitne çıkacaktır; onlardan kurtulmak için tek çare Kur’an‘dır. Onda, sizden öncekilerin halleri, sizden sonrakilerin haberleri mevcuttur.
Aranızda çıkacak müşküllerin hükmü ondadır. O, adaletle hüküm verip meseleyi çözer, bitirir.
Kur’an, bir oyun ve eğlence değildir. Onun hükmünü terk eden zalimin Allah belini kırar. Onun dışında doğru yolu arayanı Allah sapıtır.
Kur’an, Allah‘ın kopmayan sağlam ipidir.
Kur’an, en güzel bir zikir ve öğüt kitabıdır. O, dosdoğru bir yoldur. Onu insanların hevâsı eğriltemez. Diller onu okumakla eskitemez. Âlimler ona doyup ilim ve hikmetlerini bitiremez. O, çok okumaktan dolayı eskimez; tadını ve değerini yitirmez. Onun incelikleri bitmez. O herkesi doğru yola ulaştırır. Onunla konuşan doğru söyler. Onunla amel eden sevap alır. Onunla hüküm veren âdil olur. Ona çağıran doğru yola çağırmış olur.”
*Tirmizî, Fezâilü’l Kur’ân, 14.