Cenâb-ı Hakk’ın esmâsından biri de “es-Sabûr”dur. Yani Cenâb-ı Hakk, kullarına mühlet verir ve bu zaman zarfında kendisine nankörlük edenlere dâhi rızık vererek sabreder.
“Şayet Allah insanları yapıp ettikleri yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yerin üstünde tek bir canlı bırakmazdı; fakat onlara belirlenmiş bir vadeye kadar mühlet veriyor. Vadeleri dolduğunda ise (herkes anlayacaktır ki) Allah kullarını hakkıyla görüp bilmektedir..” (Fâtır, 45)
Bugün bulunduğumuz konum itibariyle bu konuda çok zayıf olsak da, ümmet bilincine sahip bir Müslüman ‘İslâm Âlemi’ hakkında -genel çizgilerle dahi olsa- bir mâlumata sahip olmalı diye düşünüyorum. Bu, Taha Bey’in de belirttiği gibi İslâm Dünyasına; muhabbetle, aidiyet hissederek, önyargısız, gerçekçi, bilgi eksenli, çeşitliliği görerek ve bütüncül bakabilmek için de gerekli bir husus esâsen. Ben de açıkçası seti bu niyetlerle aldım. Kitabın hacmi ve muhtevâsı çok geniş olmadığı için beklentim çok yüksek değildi. Okurken de bunu göz önünde bulundurarak okudum. Örneğin bu kitapta Bilâdüşşâm bünyesindeki ülke örneklerine dair mâlumatlar çok dağınıktı ve belli başlı bir düzen söz konusu değildi. Ancak yazarın da dediği gibi “dikkatli bir okur, satır aralarındaki vurgulardan hareketle daha fazla malûmatın kapısını aralayacak, farklı kaynaklara ve referanslara yönelerek, Bilâdüşşâm havzasının bereketini ve çok boyutlu derinliğini hissedecektir”.
Bir Hocam “Bu Rasim Bey romanı katletti..” gibisinden bir eleştiride bulunmuştu. Bunun üzerine kitaplığımda bekleyen bu eseri merakla okumaya başladım. Hocamın değerlendirmesi kendince haklı olabilirdi. Sonuçta Rasim Bey’in roman anlayışı diğer yazarlarınkinden biraz farklıydı. Ancak kendine has üslûp geliştirebilmiş yazarları seven birisi olarak ben bu konuda olumsuz bir eleştiride bulunamayacağım. Muhtevâ açısından bakıldığında da “batılılaşma karşısında iki arada bir derede kalmış” hatta “ne idüğü belirsiz bir hüviyete bürünmüş” kimi insanımızın hâl-i pür melâlini güzel okuyabilmiş ve olduğu gibi yansıtabilmiş yazar. Bu açıdan eseri başarılı bulduğumu söyleyebilirim..
Her akşam evde aile üyelerinizle, komşularınızla misafirliğe geldiklerinde oturup bir iki başlık dahi olsa okuduğunuzda o anda mekânda tatlı bir asr-ı saadet havasının esmesine vesile olacak bir eser. Bu konuştukça malâyâniye dönen muhabbetlerin hayra ve güzel olana yönelmesi adına gerçekten mühim bir mesele ve Sahâbe İklimi bu görevi üstlenmeniz açısından size üslûp, içerik ve akıcılık açısından yardımcı olacak bir eser…