Bir Hocam “Bu Rasim Bey romanı katletti..” gibisinden bir eleştiride bulunmuştu. Bunun üzerine kitaplığımda bekleyen bu eseri merakla okumaya başladım. Hocamın değerlendirmesi kendince haklı olabilirdi. Sonuçta Rasim Bey’in roman anlayışı diğer yazarlarınkinden biraz farklıydı. Ancak kendine has üslûp geliştirebilmiş yazarları seven birisi olarak ben bu konuda olumsuz bir eleştiride bulunamayacağım. Muhtevâ açısından bakıldığında da “batılılaşma karşısında iki arada bir derede kalmış” hatta “ne idüğü belirsiz bir hüviyete bürünmüş” kimi insanımızın hâl-i pür melâlini güzel okuyabilmiş ve olduğu gibi yansıtabilmiş yazar. Bu açıdan eseri başarılı bulduğumu söyleyebilirim..
Her akşam evde aile üyelerinizle, komşularınızla misafirliğe geldiklerinde oturup bir iki başlık dahi olsa okuduğunuzda o anda mekânda tatlı bir asr-ı saadet havasının esmesine vesile olacak bir eser. Bu konuştukça malâyâniye dönen muhabbetlerin hayra ve güzel olana yönelmesi adına gerçekten mühim bir mesele ve Sahâbe İklimi bu görevi üstlenmeniz açısından size üslûp, içerik ve akıcılık açısından yardımcı olacak bir eser…
“Ay ışığı ihmal edilir gibi değil.
Bir saçağın ucundan, kalenin bir burcundan, bir pencere pervazından, bir dalın altından, bir sokak aralığından yayılıp duruyor.”