Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Öyle ise iman, Şems-i Ezelî'den vicdan-ı beşere ihsan edilen bir nur ve bir şuâdır ki vicdanın içyüzünü tamamıyla ışıklandırır. Ve bu sayede bütün kâinat ile bir ünsiyet, bir emniyet peyda olur. Ve her şeyle kesb-i muarefe eder. Ve insanın kalbinde öyle bir kuvve-i maneviye husule gelir ki insan o kuvvet ile her musibete, her hâdiseye karşı mukavemet edebilir. Ve öyle bir vüs'at ve genişlik verir ki insan o vüs'atle geçmiş ve gelecek zamanları yutabilir.
Kültürümüzde esasen var olan, mağdur ve zavallı kişiyle özdeşleşme eğilimleri de durumun sürekli pekiştirilmesine neden olur. Üstelik üzüntüye gömülmüş olma yenilgiye katlanmayı da kolaylaştırır.
*Toplumsal bazda -bilhassa kadınlar- olarak “mağdur” sıfatıyla adlandırılmaya yatkınlığımız var. Ancak kendimizi tümüyle kahır ve acıyla özdeşleştirmeye yarayan bu durum bizi içinde bulunduğumuz durumdan daha da aşağıya çekiyor. Bunun aksine Rahman’ın bizden istediği gibi ümitvâr olmanın ışığında kendimize karşı olan sorumluluklarımızı bilfiil yerine getirme gayretinde olmak daha güzel neticelere ulaşmamıza yardımcı olacaktır diye düşünüyorum. Aksi halde mağdur yaftasıyla bunu insanlara da kabul ettirmeye çalışmak kendimize aynı problemleri tekrar tekrar yaşatmaktır. Bu da ruhumuzu cezalandırmaktan başka bir işe yaramayacaktır..