Öyleyse bir kimse helal olan yiyeceklerden midesinin yarısını dolduracak kadar yese, sıcaktan soğuktan korunacak kadar giyecekle yetinse, güzel, akıllı bir kadınla evlense ve onunla yetinse; malını, ırzını koruyacak mütevazı bir evde otursa, geçinmek için bir meslek sahibi, dürüst bir kimse veya insaflı bir tüccar olsa, çiftçi ise kendine yetecek bir tarlası bulunsa, boş konuşmayı bırakıp hayırlı şeyler konuşsa, ilmihalini bilse, gerçekten o kişi hem dünya lezzetlerini ve Allah'ın rızasını bulur hem de dünya ve âhirette mutlu olmuş olur.
Mârifetnâme’den..
Bir terzi, Abdullah b. Mübarek'e [rahmetullahi aleyh) gelerek,
"Ben terziyim, (günümüzde zulümle karışık işler yapan) sultanların elbiselerini dikiyorum. Benim zalimlerin yardımcısı olmamdan korkulur mu?" diye sorduğunda, İbn Mübarek şu cevabı vermiştir:
"Bu yaptığın ile sen zalimlerin yardımcısı değil, aksine zalimin tâ kendisi olursun! Zalime yardımcı olan kimse, sana iğne ve iplik satanlardır."
Yemek üç şekilde yenir:
Fakirlerle yerken onları nefsimize tercih etmeli,
dost ve kardeşlerle yerken rahat ve geniş olmalı,
dünya ehli ile yerken edebe dikkat etmelidir.