Esma

10/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2025 12:46
Stoacılık felsefesi öğretileri üzerine temellenen, hayat üzerine bir sürü önemli fikir bakış açısı sunan çok değerli bir kitap Kendime Düşünceler. Huzurlu ve mutlu hayat nedir? Hazlar mıdır, zenginlik, şöhret, geçici eğlenceler midir? Stoacılık mutluluğun erdemli ve doğaya uygun bir hayatta olduğunu benimsiyor. Başına baş etme gücünün olmadığı şeyler gelmez, iki ihtimal vardır: ya en kısa zamanda bu durum sonlanacaktır (gerçekten baş etme gücün yoksa) ya da sen bu durumdan farklı bir insan olarak çıkacaksındır, yani baş etme gücünün olduğunu fark edeceksindir. Evrende her şey doğaya göre işler, doğa kendi parçası olan bir şeye ihanet etmez. O halde özümüz, benliğimiz burda, doğada gizlidir. Mutluluk için bir diğer unsur erdem dediğimiz eylemlerin yalnızca bireye değil, topluma hizmet etmesidir. Ortak amaca hizmet eden şey iyidir, doğrudur. Bir de doğadan ve topluluktan bağımsız, yalnızca bireyle alakalı bir kavram çıkıyor karşımıza: yönetici ilke. İnsanın içinde bulunan kontrol mekanizmasını, akıl ve bilinç merkezini ifade eder. Etrafımızda gelişen olayları kontrol edemeyiz fakat onları nasıl gördüğümüzü, onlara nasıl tepki verdiğimizi yani yönetici ilkemizi kontrol edebiliriz. Bu insanı diğer tüm varlıklardan ayıran kıymetli bir güçtür. Bu içsel ilke doğaya uygun ve akla uygun davrandığında insan erdemli olur. Erdemli hayat ise huzur ve mutluluk getirir. İnsanın özgürlüğü içinde bulunduğun dış koşullardan değil, bu içsel yönetici ilkeye hakimiyetinden gelir. Belki de bu mutluluğu dış etkenlerde (parada, şöhrette, birinin sevgi ve ilgisinde, başarıda, onaylanmada…) aramayı bırakıp kendimize dönmemiz, içsel yargıcımıza söz geçirmemiz için güzel bir işarettir.
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202428bin okunma
Reklam
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
Uzun zamandır bu kadar beğendiğim bir kitap okumamıştım, son zamanların favorisi. Spoiler içeren anlık düşüncelerim. Neydi okumayı benim için bu kadar zevkli kılan bilmiyorum. Lord Henry’nin ipe sapa gelmez sapkın fikirleri ve bunları mutlak doğrular olarak dayatmaya çalıştığı halde her seferinde kendi içimde ona haksız olduğunu kanıtlayacak karşıtlıktaki fikirlerim mi? Basil’in (sansürlü hali olsa da anlaşılan) Dorian’a duyduğu aşkın zamanla, Dorian’ın kendisi, kişiliği ve benliği ile beraber çürümesi mi? Dorian’ın ilk günahı, Syble Vane’in intiharından son günahı Basil’i öldürüşü ve aşığını intihara sürüklemesine kadar aralıkta işlediği günahların muğlakta verilmesi, okurun o 18 yılda Dorian’ın ne haltlar yediğini anlayamaması mı? Hangi birini söylesem hangi birinden bahsetsem bilemiyorum. Ama bildiğim bir şey var ki Henry hasta bir karakter, tipik bir narsist ve Dorian’ın başına gelenlerin başlıca sorumlusu. Haz üzerine kurduğu hayat felsefesi hayatımda duyduğum en saçma şey. Hedonizm saçmalığını en net kendisinde görebiliyoruz. Halbuki bu hayatta bizim iki zayıf noktamız var: korkular ve hazlar. Emin olun ikincisi daha tehlikeli. Onlar bizim zayıf noktalarımız, kontrolün bizde olduğunu hatırlamamız gereken yerlerimiz. Henry, savunduğu haz odaklı hayatla kendi üstünlüğünü kanıtladığını sanarken hazlarının kölesi oluyor, hayatı kaçırıyordu. Dorian’ı yıllarca zehirlemesine tanık oluyoruz ama görüyoruz ki ona hiçbir şey olmuyor çünkü ruhu da taşlaşmış, çürüyen eriyen ve sonunda yok olan Dorian Gray’in kendisi oluyor…
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899,3bin okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2024 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2024 23:36
Uzun zamandır Tolstoy okumamıştım ve ona ve Rus edebiyatına geri dönmek için aslında pek de düşünmeden seçtiğim bu kitabın, buna ne kadar uygun bir kitap olduğunu şimdi bitirdiğimde fark edebiliyorum. Çünkü kitap otobiyografik nitelik taşıdığından Tolstoy’u okumak ve anlamak için çok güzel bir başlangıç. Tolstoy yaşadığı dönemin aristokrat sınıfı bir ailesinde dünyaya gelmiş; çekingen, duygusal buhranlar yaşayan, aile sevgisi fazla göremediğinden- yaşadıkları köyden eğitim için başkente gitmesi sonucu evinden uzaklaşması ve kitabın sonunda gördüğümüz annesini küçük yaşta kaybetmesi- içine kapanık bir çocuktur. Kitapta bunların tamamını Nikolay üzerinden görüyor ve kendi çocukluğumuzun da derinlerine inme şansı yakalıyoruz. Henüz rasyonal düşüncenin yer edinmediği fakat algıları sonuna kadar açık bir zihindir çocuk zihni. Nikolay’ın kaygı, sıkıntı ve heyecanlarında kendi çocukluğumuzdan izler bulmak mümkündür.
ÇocuklukLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20249,4bin okunma
Puslu Kıtalar Atlası | İhsan Oktay Anar
10/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2021 50. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2021 19:09
~Spoiler içerebilir... Puslu Kıtalar Atlası, şu ana kadar olan okuma serüvenimde okuduğum en ilginç ve güçlü kurguya sahip kitap olabilir. Gerçekten daha önce böyle bir kitap okuduğumu hatırlamıyorum. Kitap, Osmanlı döneminde geçen bir fantastik kitap. Kurgusu, olayları işleyiş biçimi, dayandığı felsefe ve daha birçok yönden bana sunduğu okuma ile şu zamana kadar okuduğum kitaplardan çok daha farklı bir yer edindi bende. Konusundan bahsetmeden önce kitap hakkında söylemem gereken bazı noktalar var. İlk olarak "Kitap neden birçok okur tarafından zor olarak görülüyor?" sorusunun cevabını vererek başlamak istiyorum. Kitabı bu şekilde nitelendirilmesinin iki temel sebebi var bence. Bunların ilki olayları okura belli bir zaman çizelgesi olmadan vermesi ve ondan bu olayları okuduktan sonra zihninde belli bir sıraya koymasını beklemesi. Yani okur kitabı okudukça olayları, önce kendi kafasında tasnif ederek bir sıraya koymalı, daha sonra onların derinine inerek aralarındaki ince bağları açığa çıkarmalı. Başka bir değişle, okurundan emek istediğini, onu pasif konumdan aktif konuma taşıdığını söyleyebiliriz. Bahsi geçen zorluğun ikinci sebebi ise yazım dili olabilir. Çünkü kitap Osmanlı döneminde geçtiğinden o dönemin ruhunu yansıtmak adına yazar, Osmanlıca kelimelere çokça yer veriyor kitapta. Fakat bu konuda kaygı taşımanıza gerek yok bence, çünkü kitap o kadar iyi bir kurgu üzerine oturtulmuş ki siz kendinizi kurguya kaptırdığınızda yazım diline de kolaylıkla alışıyorsunuz. Yani kitap yazım dilinden ve olayların belli bir sıraya konulmadan verilmesiyle bunları kafasında sıralayarak bir zaman çizelgesi oluşturma ve karakterler, olaylar arası bağlantıları yakalama işini okuruna bırakması sebebiyle, belli bir okuma tecrübesinden geçmeyi gerektiriyor diye
Edebiyat
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,9bin okunma
Küçük Kadınlar | Louisa May Alcott
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2021 45. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2021 16:19
Küçük Kadınlar; hem edebi açıdan oldukça keyifli bir okuma sunan hem de sürükleyiciliği, akıcılığı ve değindiği temel değerlerle okuru kendine bağlayan bir kitap. Babalarının savaş için evden ayrılmasıyla anneleriyle baş başa kalan March kızlarının, şimdilik sadece komşuları olan fakat ilerde aralarında çok güçlü bir abi-kardeş bağı kurulacak olan Laurie ile tanışmalarıyla başlıyor kitabımız. Devamında; bu, her biri kendine özgü niteliklere sahip dört kızın ve her vaktini onlarla geçiren, her birini bir abi şefkati ile seven, koruyup kollayan Laurie’nin beraber geçirdikleri, acısıyla tatlısıyla koca bir yılı okuyoruz. Erkeksi tavırlarıyla baş gösteren, yazmaya meraklı Jo; güzelliği önemseyen, zenginliğin hayalini kuran Meg; narin, kırılgan ama gerektiğinde herkes için fedakarlık yapmaktan çekinmeyen utangaç Beth; biraz şımarık ve bencil Amy’den oluşan March kızları... Yazarın üslubu da oldukça yalındı ve okura akıcı bir okuma sunuyordu. Sanki yazar bizi karşısına almış da bir hikaye anlatıyormuş gibi bir sohbet havası ve sıcaklık hakimdi kitabın anlatımında. Kitapta çok önemli bir yere sahip olan sevgi, dayanışma, dostluk, aile kavramı, iyilik gibi bir çok tema üzerinden dünyanın her yerindeki insanlar için ortak olan temel değerlere de değiniyor ve oldukça yerinde mesajlar veriyor yazarımız. Bu açıdan, kitabın zaman mekan dinlemeksizin tüm insanlara seslenmesi, 200 yıl hayatta kalmasında ve hala belki uzun yıllar kalacak olmasında önemli bir etkiye sahip. Kısaca; sürükleyici, akıcı ve keyifli bir okuma sunan ve hepimizin hayatında yer edinen temel değerleri içermesi bakımından yabancılık duymayacağımız bir kitap olduğunu düşüyorum ve tabii ki okumayan herkese tavsiye ediyorum. Sizi mutlu edecek, birçok kez tebessüm ettirecek, içinizi umut ve iyi dilekler ile
Edebiyat
Küçük KadınlarLouisa May Alcott · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202019,6bin okunma
Reklam