Aytmatov’un kaleminin gücünü gösterdiği eserlerinden biri olan bu eseri, yorga at Gülsarı ve kolhozda işçi olarak çalışan çoban Tanabay’ın hikayesi üzerine temelleniyor. Kitapta, Gülsarı’nın sahibi ile arasındaki duygusal bağını, çevreye bakışını, hissettiklerini ve bunun yanında Tanabay’ın kolhozda çalışırken çektiği zorlukları, o hayatın çilelerini, çekilen bu çilelerin sonuçlarını ve daha pek çok şeyi okuyoruz.
Ayrıca Kırgız kültürünü çok net bir şekilde görebiliyoruz. Yazar, kendi kültürünü, büyüdüğü yeri Gülsarı ve Tanabay’ın zorlu hayatı üzerinden ilmek ilmek işliyor eserine. Bu açıdan bakıldığında, kitap bana Kırgız kültüne dair bilmediğim pek çok şey öğretti.
Üslup bakımından da çok güzeldi. Zaten Aytmatov’un kalemi çok güçlüdür, bu eserinde de bunu anlamak zor olmuyor. Betimlemeleriyle, duygu aktarımlarıyla, kişi tahlilleriyle kalemini konuşturuyor, gerçekten.
Yalnızca kitaptaki siyasi kısımlara biraz yabancı kaldım, onun dışında çok beğendiğim bir kitap oldu. Gerek kurgusuyla, gerek üslubuyla, gerek verdiği mesajlarla bana gayet güzel okuma sunan bir kitap oldu.