Bir zamanlarmış o ardıçkuşları gibi ötüşüm
Erkenden, çiy düşmüş çalıların arasında;
Kesildi şimdi sesim soluğum.
Artık bitkin bir ketenkuşuyum,
Tükendi bildiğim tüm şarkılar,
Ve şakıdığım o anlar.
Bitirdim ben…
Koydum lavtamı bir kenara.
Onlara göre, Martin’in durumunda, en doğru hareket bir baltaya sap olmaktı. Bu, onların ilk ve son kelamlarıydı. Fikir dağarcıkları işte bununla kısıtlıydı. Bir işe gir! Çalış! Zavallı, budala köleler, diye düşündü, ablası konuşmayı sürdürürken. Bu dünya güçlülerin dünyasıydı, bunda şaşılacak bir taraf yoktu çünkü köleler saplantı halinde sadece kendi köleliklerini düşünüyorlardı. İş, önünde yerlere kapanıp tapındıkları bir fetişti onlar için.