Kalptir ki sevgi ile aşk arasında nice korkakları cesur, nice cimrileri cömert, nice hödükleri nazik, nice düşükleri asil, nice yaşlıları genç eylemiştir. Ve elbette nice ince fikir sahiplerinin de akıllarını almıştır. Aşk bir sonuçtur; olmak veya ölmek için...
Acaba bizim kalp grafimizdeki çizgiler çoktan düz ilerlemeye başladı da biz mi farkında değiliz? Yoksa şair "Siz hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?" derken haklı mıydı? Kalbimiz bud-dub yapıyor, tamam da; gerçekten yaşıyor mu?
Kalp...
Tezatlar ve aykırılıklar mahzeni, zıtlıklar kitabı...
"Ha!" der demez hayran eden, giryan eden, şâdan eden...
Mestlik de ondan, gözyaşı da mutluluk ve sevinç de... Bir dem kışlardan zemheri, bir dem baharda bağ bostan. Bazen suskun, bir kelimeden âciz; bazen dilinden inciler saçılır, dertlilere derman. Bazen göklerin de üstünde, bazen yedi kat yerin altında. Damla iken deniz, deniz iken damla... Bir bakmışsın mescide girmiş, başını secdeden kaldırmayan mümin, bir bakmışsın kilisede İncil okuyor, papazlık peşinde. Kâh tevazuda bir tohum gibi başını toprağa koymuş kâh Firavunlar kadar kibrin içinde... Kimi zaman Cebrail kanadından her yana rahmetler saçar kimi aşk ile hayran, yol yürüyemez olur...
Kalp...
Bir med ve cezir içinde sürekli kabarıp alçalan kas yığını. Et ve kan; madde ile mâna... Kış ile bahar, hüzün ile keder, hasret ile özlem... Harman harman... Zıtlıklar arasında durmadan dalgalandığı, halden hale girdiği için adına "kalp"
demişiz.
Sözlükteki anlamı "bir şeyi bir yönden öteki yöne çevirmek".
Batı da gönül yoktur, Batı dillerinde gönül kelimesinin karşılığı bile yoktur. Sen tarzanca öğrene dur yabancı eğitim diye, dışarıdan kakışlanmış! Gönül kelimesinin karşılığı yoktur, gönül yoktur çünkü! İnsanlık yoktur! Kendi insanı ölse, üzerine basıp geçerler. Batı budur. Her gittiği yerde sömürgeciliği icat eden de Batıdır. Batı.. vahşidir.
Oktay Sinanoğlu(tedx)