şerife

Puan vermedi·194 syf.··
2025 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2025 14:15
Adnan Oktar'ın biyografisini okumuşum gibi bir his... Bugün, yarın, önümüzdeki yüzyıl içinde değişeceğini pek zannetmediğim, güya dini referans alıp her türlü çirkinliğin, basitliğin, yiyelim, içelim, eğlenelim zihniyetinin hakim olduğu; dinle, inançla zerrece alakası bulunmayan her türlü topluluğu anlatan bir eser. Okudukça ulan aynısı dediğiniz, yüz sene evvel de demek böyleymiş diyeceğiniz, var olan gençlik umudunuzu (tabi varsa hâlâ) elinizden alıverecek gibi bir eser. Adnan Oktar'ın motivasyon kaynağı falan olabilir mi diye sorguladım gerçekten...
Nur BabaYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 20181,439 okunma
Reklam
Puan vermedi·84 syf.··
2021 68. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2021 00:54
"Babanız içerde şiir yazıyor diye çocuklarımı sessiz ağlattım ben." Hatice Erbaş Hatice bir şairin şairliğini böyle yüceltmiş. Boynunun borcuydu Şükrü için belki bu şiirler. Bilmiyoruz.. Ölenle ölüyor Şükrü, sonra şiir doğuruyor. Gelip dallarını öptüğü limoni servi ağacının dibinde, mezar taşlarını okumayı öğreniyor. Gövdesini kalbine darağacı ediyor. Ölüyor ölenle Şükrü, şiirler doğuruyor. Ölmeseydi Hatice, Şükrü daha güzel olurdu muhakkak. Bu şiirler böyle ölüm ölüm kokmazdı. Şükrü yine Şahgülüm derdi, yine Ömür Hanım derdi ona. Kirpiklerini yine hatmi çiçeklerine benzetir, gözlerini gamzeli göllere benzetirdi. Ama onsuz bir parmak yüksekte nefes alsa soluğu kesilmezdi belki. Belki onu yalnız bıraktığını düşünüp mezarlıkla evi arasında mekik dokumazdı o vakit. "İki kişilik bir yalnızlığım fotoğraflarının önünde Birisi alıp götürdüğün, öteki bırakıp gittiğin." İhtimal..Çift kişilik yalnızlıklar inşa etmezdi kendine Haticesi olsa.. "Ben ölmeden sana ölüm yok" diyor... Duyuyor musun Hatice? Biz hep duyduk. Bir gün, "benim için şiir yazdın mı hiç" demişsin. Kuşkuyla yüzüne bakmışsın, ağaç döken yaprak gibi kirpiklerini dökmüş içine Şükrü Bey. "Sana bir nefes olamayan şiirden de geçtim." demiş sonunda. "Üç yıldır ölüyorsun Hatice Yataktan kalkıyorum, ölüyorsun Odadan odaya geçiyorum, ölüyorsun Su içiyorum, boğazımda mezar hecesi bir taş" "Seni unutacak ömrüm kalmadı" diyor. Seni ezber ediyor Hatice, sen tutup milyon kere ölüyorsun... Üstelik sen ölüyorsun diye iki kere ölmeyi çok görmüyor kendine Şükrü abimiz.
Yaşıyoruz SessizceŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201616,1bin okunma
Puan vermedi·183 syf.··
2021 59. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2021 00:38
"Kaçalım seninle biz de geceye Ölümün kardeşi saf düşünceye..." "Şiirim esastır. Fakat roman şöhretimi ve şahsiyetimi tesis edecektir. Birisi düşüncem asıl estetiğin, öbürü asrımla temas noktamdır. Bu temas kendi estetiğimin içinden çıkmalı, bir anlayışın hayata tatbiki olmalıdır." Zaman şairi Tanpınar, mükemmel şiire ulaşmak için ömrü boyunca uğraşmıştır. Bu nedenle az sayıda şiir yazmıştır. Ondan beklenilenin aksine güncel konularda şiirler yazmaz, onun kendi içinde evrensel nitelik kazanmasını bekler. Tüm çabalarına rağmen şiirlerinden asla memnun olmaz; onu bu davranışı ile hocası Yahya Kemal'e benzetmek yanlış olmaz, bilakis onun etkisi şiirlerinde açıkça hissedilirken, kendisi de bazı mektuplarında bu etkiden açıkça söz eder. İkinci şiir kitabı için hazırlıklar yapan zaman şairimiz, çok sevdiği zamana yenik düşecektir. Bu kitapta ilk gençlik yıllarından ölümüne kadar yazdığı şiirler mevcuttur. Yedi kısıma ayrılan kitabın ilk "Şiirler" kısmına giren şiirlerini sağlığında bir kitap olarak toplamıştır. Onun şiir serüvenini göstermek maksadıyla eski şiirlerinden ve şiir denemelerinden bazı parçalar da bu kitaba dahil edilmiştir. Tanpınar gibi -en amiyane tabirle- sanatı içmiş diyebileceğim bir insan için şiirlerini yorumlamak gibi bir girişimde bulunmayacağım, onun yerine etkileniş bakımından bir takım hususlara değinmek istiyorum. Onu okurken Ahmet Haşim'in sembolist özelliklerini açık bir şekilde görmek mümkündür. Şiirlerin Tanpınar'a ait olduğu bilinmese Haşim'in şiiridir denebilecek yakınlıkta bir etki söz konusudur. Bu santimantal özellikler ilk gençlik şiirlerinde hüzün ve ölüm unsurları ile kendini gösterir. Bunun dışında hocası olan Yahya Kemal'in etkisi az denemeyecek kadar fazladır. Yahya Kemal'in şiirlerindeki mükemmeliyetçi güzellik arayışı
Bütün ŞiirleriAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 20244,619 okunma
Puan vermedi·687 syf.··
2021 42. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2021 22:51
Suç ve Ceza! İnsanın kendini gerçekleştirme ve ifade ediş sürecinin ölümcül sıkıcılığı ve etik olanı bulmak çabasının getirdiği düaliteler kitabı. Raskolniklik: 17. yüzyıl ortalarında Rusya'da merkezi kilisenin güçlenmesine karşı çıkan ayrılıkçı bir din hareketi. İşte kahramanımız Raskolnikov'a bu ismi veriyor Dosto. Çünkü o da düşünce bakımından diğer insanlardan ayrılıyor. Aynı zamanda tanrıya inanmıyor. Doğru bir amaca ulaşmak için kötünün içinden geçiyor. Peki soralım, ulvî bir amaç uğruna bir kötülük yapılabilir mi, yapılan şeyin adı kötülük mü olur hatta? Raskolnikov bir yönüyle idealize edilmiş tipken, diğer yönüyle adeta insanlığa hizmet için vahşice insan öldürebilen biridir. İşte romanın asıl konusu bu ikilemin okuyucuya sunduğu psikolojik yansımalardır. Bu psikolojik hava okuyucuya doğrudan doğruya Raskolnikov'dan sirayet eder çünkü okuyucu gibi Raskolnikov da hem işlediği cinayetin bir suç olduğuna inanmak istemez hem de insanlığa hizmet ettiğini kendine tam olarak kanıtlayamaz. Peki bu cinayet birdenbire mi işlenmiştir? Tabi ki hayır. İçinde bulunduğu yoksulluk, okulu bırakmış olması ve elbette Napolyon'a ulaşma ideali bu cinayetin işlenmesindeki genel sebepler gibi görünür romanda. Bunun dışında Petersburg'daki genel hava cinayet işlemeye uygundur, yaşadığı oda bile bunun için yeterli görülebilir. Oysa asla yoksulluk değildir tefeci kadını öldürmesindeki amaç, çünkü cinayetten sonra çaldıklarını bir kayanın altına gömer ve tam olarak neyi çaldığını bile bilmez . Zaten Raskolnikov zengin biri olmuş olsa da bu cinayet işlenecektir. Onu bu kadar sıkıntılı duruma sokan şey toplum yararı için böylesine topluma aykırı bir yöntem seçmiş olmasıdır. Bundan nasıl kurtulacağını asla bilmez. İçinden çıkamadığı bu durum onu karşılaştırma yapmaya zorlar. Ailesi
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,4bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2021 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2021 01:33
"Halbuki tembel ve iradesizdim. Başka bir şey değil... Hayvan taraflarını avuçlarıma almaya, kafamla hareket etmeye alışmamıştım. Basit çocukça bir takım hürriyetleri insan olmaktan daha ehemmiyetli buluyordum. Ne kadar seversem seveyim, bir kişiye bağlı kalmak bana garip geliyordu..." Sen ne kadar bizdensin be kardeşim, sen ne kadar şu etrafımızda, sağımızda solumuzda göre göre artık duymaz olduğumuz, lakin suratına suratına bağırıp yok etmek istediğimiz insansın. Bir şeytan bu kadar mı güzel tasvir edilir arkadaş! Biz ona ne aşinaymışız meğer. Oturup kalkmış, yemiş içmişiz beraber. "Her şey beni sıkıyor. Mektep, profesörler, dersler, arkadaşlar... Hele kızlar... Hepsi beni sıkıyor... Hem de kusturacak kadar..." İşte bir vapurda arkadaşı Nihat'a bu sözleri bir filozof edasıyla söyleyen Ömer, hemen o dakika Macide'yi görüp etkilenir. Şıp sevdi Ömer, ne olacak! İşte Ömer hep böyle, yaptığı ile söylediği; aklından geçirdiği ile uygulamaya koyduğu asla aynı olamayan bir adam. Tutarsız, tutunamayan... Kim kolundan çekse oraya giden, düşündüğü şeyin peşinden gidemeyen insanlar vardır hani, hah! Ömer o işte. Suçlusu da hep içindeki şeytan. Gelelim Macide'ye. Macide Ömer'e kıyasla daha aklı başında fakat o da toplumun ona biçtiği rolü benimseyip, kendini bu tutarsız erkeğin himayesi altına girmeye mecbur bırakan, tüm çırpınışlarını, tüm mücadelesini ani bir kararla Ömer'e teslim eden, kalbini Ömer'e emanet eden, çaresiz bir kız. Ortak bir nokta olarak Ömer gibi o da muhitinden sıkılmış. Ancak onun gibi iradesiz davranmayan daha aklı başında bir karakterdir. İrade dedimse, Macide daha çok tesadüflerle yaşamaya karşıdır. İnsanda irade gibi bir tutum varken tesadüflerin bir insanın hayatını belirlemesini saçma buluyor. Aslında Macide o dönemin cinsiyetçi yaklaşımına
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 2024209,1bin okunma
Reklam