"Şimdi tutturduğum yolu sonuna dek sürdürmek zorundayım; okumazsam, kendi bildiğim gibi çalışmazsam, hiçbir şey yapmazsam, aramaktan vazgeçersem, işte o zaman yok olurum. En acı yazgı olur benimki."
Şimdi yağmur yağmalı ya da bir gramofonun cızırtılarını dinlemeliyim. Şimdi oyuncak bir tahta atın dörtnala tıkırtılarını duymalıyım. Eski zamandan kalma bir muhallebici bağırışı ile dolmalı sokak. Kapı önüne oturmuş kadınların, karmaşık sesleri yayılmalı ortalığa. Bilyalı arabaların kulak tırmalayan sesi bile olabilir. Ya da bir bakkal dükkanın kepenk sesi.
Bir ses olmalı. Gürültülü ama tanıdık bir ses.