Günahkâr, İnanan ve Şaşkın’ın hikayesi.
[2002] Peri küçüklüğünden beridir dini konularda hep arada kalan çocuk olmuştu, annesinin dindar olması ve babasının dini konusunda umursamamazlığı, en iyi iki arkadaşları Şirin ve Mona’nın arasındaki geçen dini tartışmalar, en sonunda oda dini araştırmaya yavaş yavaş başlamıştı. Oxford’a okuyordu, ve tüm lisansını orada tamamlamaktı planı ta ki profesör Azur ile tanışıncaya kadar. Yaşca Peri’den büyük olmasına rağmen kızcağız ona sırılsıklam aşık olmuştu...
[2016] Profesör Azur, Mona ve Şirin ile çekildikleri resmi görünce tüm geçmişi canlanır gözünün önünde Peri’nin, acaba Şirin ve Azur onu affetmişlermiydi ? Hayatında yeni bir sayfa açmak için onlarla konuşması gerekecekti.
Uzun zamandır bu kadar sürükleyici bir roman okumamıştım, Elif Şafak hakkında negatif yorumlar duymuştum fakat onların aksine ben kitabı çok güzel buldum, kitapta dini konulardan sık sık bahsediliyor fakat herkes kendi görüşünü koyuyor ortaya, Mona ile Şirin mesela, Mona dindar olduğu için İslam dinini övüyor anlatıyor, Şirin ise tam tersi dinsizlikten yana olduğunu açıklıyor. Kitapta beğendiğim bir başka bir farklılık ise kitap 2’ye ayrılmış, geçmiş ve şimdiki zaman olarak, örneğin birinci bölümde geçmişte ise, ardından gelen bölüm genellikle şimdiki zaman oluyor ve buda heyecanı dahada artırıyor.
Her anne ve babanın okuması gereken kitaplardan bir tanesi, gençken bunu okumakta ayrıca bir görüş sağladı bana, bebeklikten gençliğe kadar adim adim çocuk ile aile bağlarından, gelişiminden, cezasız eğitimin faydalarından ve en onemlisi nasıl örnek bir mümin anne ve baba olmamız gerektiğini güzel bir sekilde anlatıyor bizlere
Okuduğumda kendimi doktor Small’un yanında çalışan bir stajyer olarak hayal ettim, ve onunla birlikte değişik değişik hastalarla tanışmak beni hem çok şaşırttı, hemde çok memnun etti. Hastalar çok sıradışı vakalar olarak gözüksede, aslında belkide çoğumuzun hergün sokakta rastladığı kişilerden sadece bir kaçtanesi. Bu kitap psikolog mesleğini oldukça güzel anlatmış. Ayrıca psikoloğun iç düşünceleride anlatılmasıda insanı olaylara dahada yakın hissettiriyor. Psikoloji öğrencisi olarak açıkcası bana çok bilgi kazandırdığına şüphem yok. Tek kusur bulabileceğim konu belki, çoğu zaman tedavileri ilaç ile çözmeye çalışılması, oysaki hastalarla daha sık konuşarak ilaç tedavisine gerek bile kalmayacağını düşünüyorum.
Bazi kitaplar vardır insana "şöyle bir silkelende kendine gel" dedirdir adeta, işte bu kitapta öyle bir kitap. Gerçi şu ana kadar okuduğum tüm Yunus Oran kitapları gibi diyebilirim.
Bu kitapta kendimi Rasulallah’ın zamanında yolculuk yapmış, onun yanında bulunup, nasihatlarını dinlemiş gibi hissettim. Son vedası, son konuşmalarını, son hallerini okurken göz yaşlarınızı tutamıyacaksınız. Biz seni görmeden sevdik ya Rasulallah, Rabbim nasip ederse inshAllah elbet bu hasretlik bir gün son bulacaktır.. Okumanız gereken bir kitap. Emeği Geçenlerden Allah Razı Olsun.