Sonunda gerçek bilgeliğin oradan buradan cebe indirilmiş bilgilerin alfabetik sıralanmasından, mekanik biçimde düzene sokulmuş fakat hayat nefesinden ve düşüncenin ruhundan yoksun ıvır zıvır ve kopya yığınlarından ibaret olmadığını ve olamayacağını anlamıştım.