Ali

Ali
@_alirkll_
Mülâhâzâ .. | pexels.com/@alirkall
Âlemi gözlemlemek (Kur'an: "Gözlemle, seyret . .. "56/7, 56/6-n, er-Rum, 30/42 vd.; el-Fatır, 35/27 vd.; el-Gaşiye, 88/ 1 7-2 1; el-Vakıa, 56/63- 78, vb.), en derin dini tecrübe olabilir. Tabiat mucizelerle doludur, ama çiçek tohumları beni daima diğer her şeyden daha çok heyecanlandırır. Ben alışkanlık olarak yeni filizlenen bir çiçeği açar ve her defasında içindeki ufacık tohum kümelerine hayran hayran bakanın. Kuru bir karahindiba çiçeğine dikkatle baktınız mı hiç? Fidelerin her biri -ki her çiçekte en az yüz tane vardırkendi başına çok karmaşık bir sistemdir. ilk tohum, bu karmaşık mekanizmanın ufacık bir parçasından ibarettir. Orada azıcık yiyecek ve ufacık bir paraşüt ya da kanatlar vardır, ki bunlar tabiatta bulunan en güzel ve gerçekte en fonksiyonel maddeden yapılmışlardır. Bu dünya hakkında, eski zamanlardan bugüne kadar gelip geçen insanlarca toplanan tüm bilgi bir yerde biraraya getirilse ve tek bir işin hizmetine sunulsa bu tohumlardan bir tekini bile yapamaz. Çünkü böylesine ufak olan o tohum da hayat [gücü] (vis vitalis) denilen ufacık ve gizemli kaynaktan daha fazlası vardır; ama o ayrıca müstakbel bitkinin, onun görünüş, renk, koku ve üreme kabiliyetinin bir şifresini taşır, dolayısıyla sonunda bu daire için daha fazla tohum meydana getirir ve bu böylece sürer gider. Bunu düşününce kalbirn hep yeniden ürperir. Benim için bu daima güçlü bir dini tecrübe olmuştur. İbadetin dışarıda değil içeride, kelimeler ve harekette değil ruhta olduğu doğruysa, o halde bir karahindiba çiçeğine dair bu gözlem benim için daima hakiki bir ibadet olmuş, hayatımda yaptığım diğer her ibadetten daha samimi olmuştur. Din ile bilimin terkibinin ne olduğu konusunda bir soru sorulduğunda daima bu misali veririm; bu, beşeri araştırma için sonsuz bir saha ve onun sonunda da yine
Sayfa 67 - Klasik Yayınları
Siyaset & Politika
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tanrı yoksa insan da yoktur. İnsan yoksa mesuliyet de yoktur. Mesuliyet yoksa suç da yoktur. Öyleyse Tanrı yoksa suç yoktur. Tanrı yoksa her şey mübahtır. Bazıları dini bağlılıklarının, kendilerini tefekkürden azade kıldığına inanırlar. En karmaşık türden dahi olsa, hayat mekanik değildir. Hayat dramdır, trajedidir, komedidir, saçmalıktır, masaldır veya mittir. O, bunların hepsidir, çünkü Tanrı var. Tanrı olmaksızın hayat mekaniğe rücu ederdi, hayat olmayan olurdu.
Sayfa 63 - Klasik Yayınları
Siyaset & Politika
"İdealleri insanlara empoze etmek üzere yapılacak her teşebbüs, onların isyanıyla neticelenir" (Amos Oz) . İlave olarak, insan idealsiz yaşayamaz, en azından insan gibi yaşayamaz. Sevgi ve inanç meselesine gelince burada zorlamanın hiçbir faydası yoktur. "Dinde ikrah yoktur" (el-Bakara, 2/256) .
Sayfa 60 - Klasik Yayınları
Siyaset & Politika
(Bir ateistle yapılan görüşmeden): O, alemde aklın varlığını, özellikle de tabiattan önce aklın mevcut oluşunu tahayyül etmenin imkansız olduğunu söyledi. Şöyle sordum: Sonsuz, ezeli ve kör bir alem hiç daha az büyüleyici, mucizeden daha aşağı bir şey midir? Şurası açıktır ki hem akıl hem de tabiat vardır. Kendi varlığımızı ispatlayan şey budur. Müminlerle ateistler arasındaki tüm fark, kimin başlangıca neyi koyduğu noktasındadır. Müminler "başlangıçta kelam -yani akıl- vardı" derler. Diğer tüm farklılıkları da bu farklılık doğurur. İnsanın aklı mucizelere inanmaya isyan eder; öte yandan her gün tüm mucizelerin en büyüğüne bakmaya mahkumdur: Yıldızlarla beneklenmiş sonsuz gökyüzü. Bir son vardır, ama hiçbir son yoktur. İnsan zihni için bu mucize tamamen idrak edilemez bir şeydir ve öyle kalacaktır. Sonluluk ve sonsuzlukla ilgili soru yine cevapsız kalacaktır. Aklımızın ilk inkar edeceği şey, yıldızlarla dolu sonsuz gökyüzüdür; fakat bunu inkar imkansızdır, çünkü söz konusu hadise çok açıktır. Âlem bir mucizedir, ancak biz alışkanlık kesbetmişiz. Bir karahindiba çiçeğine bakın, ama etrafımızdaki her şeye bakmaya alıştığımız şekilde sathi olarak değil -ki hiçbir şeyi fark edemeyişimizin sebebi budur- istekle bakın. Danimarkalı ilk elçilik heyeti, hava taşımacılığı sayesinde Grönland'a taze bir gül buketi götürmüştü; bu onlar için büyük bir sürpriz oldu. İnsanlar adeta bir mucizeymiş gibi güllerin etrafında toplanıp onlara bakıyorlardı, etraflarında dans edip heyecanla bağırıyorlardı. Tüm alem bir mucizedir, ama biz buna dikkat etmeyiz. Hissizleştik.
Sayfa 57 - Klasik Yayınları
Din
Bilim ezeli ve "nihai" soruları cevaplamaya çalışır: Tanrı, ölümsüzlük, özgürlük. Netice şudur: Ya 1) yanlış cevaplardan ve vehimlerden bahsetmişizdir veya 2) insan aklının tatminkar bir cevap verememesi sebebiyle hayal kırıklığına uğramışızdır. Bilim dini iptal edebilir, ama onun yerini alamaz. Bunun tarihi bir misali, XIX. yüzyıl başları Avrupa'sındaki ruh halidir: Şüphecilik, kötümserlik, ikilemler, hatta "dünya ızdırabı" hissi. İki muhtemel çıkış yolu vardı: Ya dine dönüş -ki bu bazıları için imkansızdı- veya Tanrı, ölümsüzlük, insanın ruhu, özgürlük gibi sözde ezeli ( nihai) soruların nefyedilmesi. Yeni materyalist felsefe bu ikinci yolu önerdi. Bu felsefeye göre akıl yetersiz değildir. Bu felsefede soru da cevap da yoktur. Akıl, mantıksız veya hatalı sorulara mantıklı bir cevap veremediği gibi, bilim de gayrıilmi talepleri karşılayamaz. Materyalistlere göre akla imanı kaybetmek yerine alemin gerçekliğine dair yeni bir tarif yapmalı, gerçeklik ile yanılsama arasına bir sınır çizmeliyiz.
Sayfa 55 - Klasik Yayınları
Siyaset & Politika