Ali

Ali
@_alirkll_
Mülâhâzâ .. | pexels.com/@alirkall
Yıldızlara ne kadar yakın iseniz, kaderinize de o kadar yakınsınız: Yalnızlık, uzaklık ve soğukluk.
Sayfa 40 - Klasik Yayınları
Siyaset & Politika
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tanrı’nın varlığına dair akli bir delil yok fakat insanın izah edilemez ve tüm zaman ve mekanlarda mevcut bir ihtiyacı, Tanrı’ya ihtiyacı vardır. Ateistler, Tanrı’nın insanı değil, insanın Tanrı’yı yarattığını söylerler. Ama o zaman şu soru ortaya çıkar: Niçin? İnsan O’nu niçin yarattı? Sadece bir kez değil binlerce kez; bir yerde değil yeryüzündeki her yerde?
Klasik Yayınları
Siyaset & Politika
Tüm dinler, Tanrı'yı ve İnsan'ı izhar ederler ve bu iki fikir birbiriyle bağlantılıdır. Çünkü “eğer Tanrı yoksa insan da yoktur”. Fakat her iki izharın (ve inkişafın) da son olarak bir kez daha tasdik edilmesi gerekiyordu. Onların geliş sıralarıda vâki oldukları şekilde olmalıydı: Tanrı'nın inkişafının en son olması gerekliydi ve öyle oldu. İslâm ile Hristiyanlık arasındaki bağlantı ve onların nihai anlamı burada yatar.
Sayfa 172 - Klasik Yayınları
Siyaset & Politika
Hristiyanlık, insanı övüp yüceltmede tuttuğu yolda onu Tanrılığa yükseltti, onu Tanrı ile özdeşleştirdi (Hristiyan "Tanri-insan"ı). İslâm'ın misyonu, bu günahı ve batıl birliği ortadan kaldırmak, insanın izafi kıymetini tasdik etmek (“melekler insana secde etti”, el-Bakara 2/34), Tanrı'yı mutlak bir şekilde tenzih edip ululamaktı ("doğmadı, doğurulmadı", el-İhlâs, 102/3). Diyebiliriz ki Hristiyanlık insanın nihai inkişafını [revelation], İslâm ise Tanrı'nın nihai inkişafını ortaya koymuştur.
Sayfa 172 - Klasik Yayınları
Siyaset & Politika