Ali

Ali
@_alirkll_
Mülâhâzâ .. | pexels.com/@alirkall
Pavlus’un Peygamberlik İddiası
Luka’nın anlatısına göre, Stefan’ın taşlanarak öldürülüşü sonrası dönemde de Pavlus, Kudüs’te İsa taraftarlarına karşı öfke ve şiddetini artırarak sürdürdü. Hatta bu nefretinde o kadar aşın duyarlılık göstermektedir ki baş kahinden aldığı görevlendirme yazısıyla Şam’daki İsa yanlısı ayrılıkçıları tutuklayıp Kudüs’e getirmek amacıyla Kudüs’ten Şam’a bir yolculuğa çıkar (Res. İş. 9:1-2, 22:5, 26:12). Pavlus, bu yolculuğunda Şam’a yaklaştığı bir sırada, bir öğle vakti birdenbire gökten gelen ve adeta gözleri kör eden bir ışığın çevresini aydınlattığını görür. Işık o kadar güçlüdür ki Pavlus’un gözleri görmez olur. Bunun etkisiyle yere yıkılan Pavlus’a bir ses “Saul, Saul, bana neden zulmediyorsun?” der. Bunun üzerine Pavlus’un, “ey efendim, sen kimsin?” sorusuna, aynı ses “ben, senin bana zulmettiğin İsa’yım” der (Res. İş. 9:3-5, 22:6-9, 26:13-15). Luka, bu olayı Resullerin İşleri’nde üç yerde anlatır. Bunların ilk ikisinde vizyon esnasında İsa, Pavlus’a yalnızca “haydi kalk ve kente gir, ne yapman gerektiği sana bildirilecek” der (Res. İş. 9:5, 22:10)
Sayfa 51 - MilelNihal Yayınları
Alıntı
Reklam
Luka Anlatımındaki Pavlus'la İlgili Çekinceler!
Pavlus’un Kudüs’teki yaşamına ilişkin Luka’nın anlatısının doğruluğu konusunda birçok çekince mevcuttur. Nitekim, 20. yüzyılın ilk yarısında W. Bousset, A. Loisy, W. Heitmüller ve R. Bultmann gibi birçok araştırıcı, dine girişi öncesi Pavlus’un Kudüs’te hiç bulunmadığını dile getirmekte, sonraları Schoeps gibi bilim adamları ise konuya ilişkin Resullerin İşleri'ndeki ifadelere şüpheyle bakmaktadırlar. Bu konudaki rivayetin doğruluğunun önündeki en önemli sorun, Pavlus’un Galatyalılara Mektup’ta yer alan bizzat kendi sözleridir. Burada (1:21-23) Pavlus, dine girişinden yaklaşık 3 yıl sonra gittiği Suriye ve Kilikya bölgelerinde, oralarda bulunan Yudae bölgesinden hiç kimsenin kendisini şahsen tanımadığını ifade eder. Şayet Pavlus, Luka’nın iddia ettiği gibi, eğitiminin önemli bir kısmını Kudüs’te almış, orada Ferisi cemaati içerisinde önemli mevkilere yükselmiş ve Kudüs’te İsa ve cemaatime zulmetme noktasında hayli ileri gitmiş bir kişi olsaydı, Kudüs’ü de içine alan Yudea bölgesinden olan kişilerin onu tanıyıp biliyor olmaları gerekirdi. Aynca mektuplarında Pavlus, dine giriş tecrübesini yaşadığı Şam vizyonu öncesi Kudüs’te bulunduğundan, burada Gamaliel’in öğrencisi olduğundan ya da Stephen’in taşlanarak katledilişini onaylayıp izlediğinden hiç bahsetmez. Resullerin İşleri’nde Luka tarafından önemle üzerinde durulan bütün bu hususlarda Pavlus’un sessiz kalması oldukça dikkat çekicidir.!
Alıntı

Ali

@_alirkll_
·
Hristiyanlık Öncesi Pavlus (Luka'ya göre)
Pavlus’un ilk eğitimini Tarsus’ta yaptığı kabul edilir. Ayrıca burada onun, baba mesleği olan çadırcılığı da öğrendiği belirtilir. Pavlus’un eğitimini sürdürmesi için ailesi tarafından Kudüs’e gönderildiği yaygın şekilde kabul edilir. Örneğin Pollock, onun MS. 14’te Kudüs’e yüksek eğitim için gönderildiğini ve orada 5 ya da 6 yıl boyunca Hillel’in torunu Gamaliel’in dizinin dibinde eğitim gördüğünü söyler. Bu kanaatin en büyük dayanağı, Luka’nın Resullerin İşleri’nde yer alan konuya ilişkin ifadeleridir. Hillel’in torunu Gamaliel’in gözetiminde Kutsal Yasa eğitimi almıştır (Res. İş. 22:3). Gamaliel (Büyük Gamaliel ya da I. Gamaliel), Luka tarafından “tüm halkın saygısını kazanmış bir Kutsal yasa öğretmeni, bir Ferisi" olarak tanımlanır (Res. İş. 5:34). Aynca Luka, Pavlus’un bu eğitim sayesinde Ferisi cemaat içerisinde önemli bir yere gelmiş olduğuna da vurgu yapar.
Sayfa 36 - MilelNihal Yayınları
Alıntı
Hristiyanlık Öncesi Pavlus (Luka'ya göre)
Pavlus’un ilk eğitimini Tarsus’ta yaptığı kabul edilir. Ayrıca burada onun, baba mesleği olan çadırcılığı da öğrendiği belirtilir. Pavlus’un eğitimini sürdürmesi için ailesi tarafından Kudüs’e gönderildiği yaygın şekilde kabul edilir. Örneğin Pollock, onun MS. 14’te Kudüs’e yüksek eğitim için gönderildiğini ve orada 5 ya da 6 yıl boyunca Hillel’in torunu Gamaliel’in dizinin dibinde eğitim gördüğünü söyler. Bu kanaatin en büyük dayanağı, Luka’nın Resullerin İşleri’nde yer alan konuya ilişkin ifadeleridir. Hillel’in torunu Gamaliel’in gözetiminde Kutsal Yasa eğitimi almıştır (Res. İş. 22:3). Gamaliel (Büyük Gamaliel ya da I. Gamaliel), Luka tarafından “tüm halkın saygısını kazanmış bir Kutsal yasa öğretmeni, bir Ferisi" olarak tanımlanır (Res. İş. 5:34). Aynca Luka, Pavlus’un bu eğitim sayesinde Ferisi cemaat içerisinde önemli bir yere gelmiş olduğuna da vurgu yapar.
Sayfa 36 - MilelNihal Yayınları
Alıntı
Pavlus'la İlgili Apokrif Yazmalar
Yeni Ahit kitaplarından başka, Pavlus'la ilgili ilk elden kaynaklar arasında Pavlus'a ilişkin çeşitli Apokrif yazmaları da saymak gerekir. MS ikinci yüzyıl ile dördüncü yüzyıl arasındaki bir döneme ait olan bu yazmalardan Pavlus'un İşleri (Acts of Paul) ikinci yüzyılın ikinci yarısında muhtemelen MS 160'ta Pavlus'un bir takipçisi tarafından derlenmiş bir eserdir. Tertullian, bu eserin kendisinden kısa bir müddet önce Asyalı (Anadolulu) bir kişi tarafından derlendiğini ifade etmektedir. Pavlus'un faaliyetlerini romansı bir dille anlatan ve elimizdeki Yunanca nüshasından başka kısmen Latince ve Kıptice nüshası da bulunan Pavlus'un İşleri, muhtevasında birkaç önemli metne yer verir. Bu metinlerden birisi "Pavlus ve Thecla'nın İşleri" (Acts of Paul and Thecla) diye bilinen metindir. Bu metinde Pavlus ve bakire azize Thecla arasındaki ilişkiler anlatılır; Pavlus'un asketik yaşantıya verdiği önem vurgulanır. Pavlus'un İşleri'ndeki ikinci önemli metin Pavlus'un yaşamının son dönemini, Roma'da imparator Nero ve adamlarına karşı verdiği mücadeleyi ve nihayet öldürülüşünü konu edinen "Pavlus'un Şehadeti"dir (Martyrdom of Paul). Son olarak Pavlus'un İşleri'nde Pavlus tarafından Korintlilere yazıldığına inanılan üçüncü mektubu da (Third Epistle of Paul to the Co-rinthians) görmek mümkündür. Bu eser, ikinci yüzyıl sonlarındaki Hıristiyan cemaatin Pavlus'a bakış açısını yansıtması açısından önemlidir. Bir diğer önemli Apokrif yazma Kutsal Havariler Petrus ve Pavlus'un İşleri (Acts of the Holy Apostles Peter and Paul) başlığını taşımaktadır. Bu eser, Petrus ve Pavlus'un Roma'daki faaliyetlerini ve özellikle Simon Magus ile olan mücadelelerini romansı bir dille anlatır. Eserin sonunda Petrus ve Pavlus'un Roma'da öldürülmeleri de ele alınır. Pavlus'la ilgili erken dönemlere ait bir
Sayfa 38 - MilelNihal Yayınları
Alıntı
Yeni Ahit'teki En Önemli Pavlus Mektupları
Yeni Ahit'teki Pavlus'un mektupları İçerisinde Galatyalılara ve Romalılara mektuplar ile Korintlilere yazılan iki mektup özellikle dikkat çekici bir öneme sahiptir. Bazılarınca Pavlus'un ilk mektubu olarak kabul edilen Galatyalılara Mektup, Pavlus'un faaliyetlerinin zirvesinde olduğu bir dönemde yazılan diyalektik bir çekişme dokümanıdır. Bu mektupta, Pavlus'la birlikte Pavlus muhaliflerinin, özelikle Yakub yanlılarının çeşitli konulardaki öğretilerini bulmak, Pavlus'un şahsına yönelik yapılan suçlamaları izlemek ve Pavlus'un rakiplerine karşı şiddetli saldırılarına şahit olmak mümkündür. Romalılara Mektup ise Manson'un ifadesiyle "Pavlus yazılarının en dogmatik olanıdır". Bu mektupta bütün temel görüşlerinin yanı sıra, Roma vatandaşı Pavlus'un sosyal düzen, egemenlik ve otoriteyle ilişkiler konusundaki yaklaşımlarını da açık seçik görmek mümkündür. Dolayısıyla bazı yazarlar, bu metnin batı tarihinin en önemli dokümanlarından birisi olduğunun altını çizmektedirler. Son olarak, Korintlilere yazdığı mektuplarda Pavlus, kendisine yönelik şüphe ve ithamlara cevap vermekte, bir bakıma kendisini anlatmaktadır.
Sayfa 36 - MilelNihal Yayınları
Alıntı
Reklam