Yendiği her güçlükten sonra, bu uçsuz bucaksız umutsuzluk steplerini yeniden önünde bulmuştu. Ne zaman, işte karayı çıktım dese, önünde yeni bir çöl beliriyordu.
Korkunun verdiği heyecanları andıran ve insanın benliğini taşmak üzereyken zapt ettiği, sevilen kişinin karşısına çıkarken genç kızları heyecanlandıran bir utançla bir türlü içini açamadığı anlarda duyguları berhava eden çırpıntıları mı seviyordu yoksa o da benim gibi?