Ondan başka bir dileğim yok, hayalimde sadece o yaşıyor. Etrafımdaki her şey yalnız onunla ilişkili olduğu sürece görüyorum. Buda beni mutlu ediyor bazen (ondan ayrılıncaya kadar! Ah, Wilhelm! Niye içim böyle sıkılıyor ki!) onun yanına iki üç saat oturup, endamını, hareketlerini seyredersem, tanrısal sözlerini dinlersem; yavaş yavaş bütün damarlarım tutuşuyor, gözlerim kararıp kulaklarım duymaz oluyor. Boğazımı bir katilin eli sıkıyormuşcasına nefesim daralıyor: yüreğim boğulan duyularıma çırpınıp nefes aldırmaya çalışıyor; fakat onların şaşkınlığını daha da artıyor (Wilhelm, dünyada mıyım değil miyim bilmiyorum!)