Ahlaki olarak herkesin kaldırabileceği bir kitap değil.
“Hedefe giden yolda her şey mübahtır” anlayışına kayan satırlar çok fazla.
Empatiyle değil,soğukkanlılıkla yaklaşım yaparken amaç insan değil çıkarlar.
Yüksek duygusal zekaya sahip insanların okumakta zorlanıp “bu kadar da olmaz” diyerek öteleyeceği ama
soğukkanlı,karanlık gerçeklerle yüzleşmek isteyenlerin bir solukta okuyabileceği bir kitap “33 stratejide savaş”.
Bu kitap farkındalığı,empati değeri yüksek duygusal zekası fazla olan kişiler içinde değer kazanabilir
çünkü kişileri konfor alanından çıkarır,
insan doğasının karanlık ve gölgesinde kalmış yanlarına ışık tutar niteliğini barındırır. (Ya da benim için öyleydi …)
Kitabın beni zorlayan yönleri oldu bana kattıklarıda.
Okurken soğuk çıkarcı anlatımlar,bazı örneklendirmelerin insan dışı oluşu,empatiden yoksun gelsede “güç oyunlarına karşı savunmasız kalmak ,manipülasyonları daha kolay tanımak ,gerektiğinde kim olursa olsun mesafeni koymak …
Çıkarımlar:
Masum kalmak istiyorsan bile stratejik olmayı öğrenmek zorundasın.
İnsanlar seni sevdiği için değil, senin zaaflarına erişebildiği için yanında olabilirler.
Sadakat, senin çabanla sürdürülen bir şeyse, zaten yoktur.
Gerçek bağlılık,sen zorladığında değil, zorlamadığında kendini gösterir.
Kendini çözüp korumazsan, seni sömürenle bağ kurarsın.
Bazı insanlar senin merhametini, anlayışını, sadakatini silah gibi kullanır.
Birinin yarasını anlaman güzel, ama o yara seni kesiyorsa artık yaklaşma.
Gerçek güç bazen görünmekte değil, gizemli kalmakta yatar.
Sadakat, senin çabanla sürdürülen bir şeyse, zaten yoktur.
Gerçek bağlılık, sen zorladığında değil, zorlamadığında kendini gösterir.
İnsanlara bir şey anlatmak zorunda kaldığında zaten etkini kaybetmişsindir.
O yüzden,
sözle değil duruşla kazan. İmajın, enerjin,