Beğendiğim,sürükleyici ve merak uyandıran bir kitap oldu benim için..Kitapta kısaca çapkın bir adamın 12 yaşındaki bir çocuğun annesine karşı kurduğu planı çocuğun gözünden görmüş oluyoruz.Baron gözüne kestirdiği kadına yaklaşmak,ona karşı kurduğu planı uygulamak için kadının 12 yaşındaki çocuğunu kullanıyor.Çocuk adama karşı saf duygular beslerken ve adamın onun dostu olduğunu düşünürken bir süre sonra adamın gerçek yüzünü görür;adamın aslında annesi için kendisine yaklaştığını,iyi davrandığını,bir dost gibi göründüğünü ve işin aslının hiç öyle olmadığını anlamasıyla devam eden bir hikaye..Adam amacına ulaşamamış olsa da beni çok sinirlendirdi..Okurken kadına ayrı bir sinir oldum.Çünkü hastalığı atlatmış ve sırf çocuğun psikolojisi için çıkılan bir tatilde çocuğunu bu kadar boşlaması ve çocuğuna kötü davranması sinirlerimi bozdu.Çocuğa üzüldüm açıkçası...
Okunması gereken çerez bir kitap..Tavsiye ediyorum..Mutlaka okuyun
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu.. otobiyografik bir kitap...biraz bahsetmek istiyorum kitaptan..Kitap,15 yaşındaki bir gencin kemik veremi hastalığa yakalanması sonucu hayata tutunma çabasını anlatır.Kısaca özetleyecek olursam;15 yaşında bir çocuk, küçük yaşlardan itibaren dizinde bulunan ve henüz tam olarak teşhis edilemeyen bir hastalığın pençesindedir. Bu hastalıktan dolayı da oldukça fazla sıkıntı çekmektedir. Akranları sürekli olarak oyun oynarken onun hayatının büyük çoğunluğu hastanelerde geçmektedir. Yapılan son doktor kontrollerinden sonra çocuğun dizindeki hastalığın bir kemik veremi olduğu kanısına varılmıştır. Bu hastalık oldukça zor bir hastalık olduğundan dolayı, sonunda bacağından dahi olabilmektedir.Hastalığın tedavisi olarak doktorlar, iyi beslenmenin, stresten uzak bir yaşam sürmenin önemli olduğunu söyler. Çocuk hastaneden çıktıktan sonra bu kötü haberi annesine nasıl vereceğini düşünür. Eve dahi gitmek istemez ve oldukça üzgündür. Fakat başka da gidecek bir yeri bulunmamaktadır. Eve gider fakat bu sefer de annesine hiçbir türlü bütün bu olanları anlatamaz. Doktorların söylemiş olduğu rahat yaşam sürmesi gerektiği, çocuk için tamamen terstir. Çünkü ailesinin maddi durumu oldukça kötüdür. Bundan dolayı çocuğun çalışması gerekmektedir.Erenköy'de bulunan uzaktan akrabası çocuğun hastalığını öğrenir ve yanına köşke alır. Paşanın yanında çalışan çocuk köşkte ise paşanın kızı olan Nüzhet'e aşık olur. Bu aşk karşılıksız değildir. Nüzhet'te çocuktan etkilenir. Fakat Nüzhet'i başka biri istemektedir. Dr. Ragıp Paşa'ya kızına talip olduğunu söyler. Fakat Ragıp tam 35 yaşındadır. Bundan dolayı ailesi kızı verip vermeme konusunda kararsız kalmıştır. Paşa kesinlikle kızının bu doktorla evlenmesini istemez fakat paşanın eşi de tersi bir şekilde evlenmesi gerektiğini