"İnsanların hemen ekserisi yalnız kendilerini düşünürler. Dünyadaki bütün felaketlerin, uygunsuzlukların, bayağılıkların sebebi işte bu her şeyden evvel kendini düşünmek illetidir. İlk bakışta insana bir kurnazlık ve akıllılık gibi görünen bu hal hakikatte aptallıktır. Çünkü dünyada bir insanın başka bir insanın yardım ve alakasına muhtaç olmadan yaşaması mümkün olamayacağına, hatta en kötü hayvanlarda bile birbirlerine yardım hissi mevcut bulunduğuna göre, sadece kendini düşünmek ve başkalarının da böyle yapmasını istemek kendi kendisinin kuyusunu kazmaktır. İnsan başkalarını yardım ettiği, başkalarını sevdiği kadar yükselir. Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir. Hatta mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek. Başka bir insanı bahtiyar edebilmek, kendini bahtiyar edebilmekten daha güç fakat daha insancadır. Bugün böyle düşünenlere saf, hatta enayi derler. Fakat ne derlerse desinler, biz kalbimizin ve kafamızın doğru bulduğu şeyleri etrafın ne dediğine bakmadan yapmalıyız. Hayatta en büyük vazife ve saadet olarak şunu almak lazımdır: bize yakın ve uzak bütün insanlara yardım etmek, bütün insanların iyiliğine çalışmak."
Sabahattin Ali'nin eşi ve kızına yazdığı mektuplardan oluşan bir kitap Canım Aliye Ruhum Filiz. Bir roman, bir öykü kitabı olsaydı içeriğinden bahsedebilirdim ama mektuplar zaten şahsi şeylerken üstüne bir de yorum yapmak bana pek anlamlı gelmiyor. Ama şu kadarını diyebilirim ki mektuplarda Sabahattin Ali karısına aşkını, evladına sevgisini, her ikisine hasretini tıpkı romanlarındaki, öykülerindeki gibi edebi bir üslupla dile getirmiş.
Çoğu okurun okumasa da konusunu az çok bildiği bu kitabı, Dönüşüm'ü, birkaç sene önce okumuştum. Bu haftabaşı ikinci kez okudum. Franz Kafka'nın ilginç bir metaforla yazdığı bu kısa hikaye yazarın ne anlatmak istediğinden çok okuyanın kitaptan ne anladığıyla ilgili biraz.
Bir sabah uyandığında böceğe dönüştüğünü fark eden Gregor Samsa'nın hikayesi Dönüşüm. Önce bu haline adapte olmaya çalışır. Sonra ailesinin ona üzülmesine üzülür. Ailesi geçimlerini sağlayan çocuklarının bu hale gelmesine başlarda üzülse de zamanla geçim telaşı bu durumla yaşamaya alışmalarına sebep olur.
Benim kitaptan anladığım, birini, bir şeyi ne kadar severseniz sevin eğer hayatınızdaki işlevi kayboluyorsa o sevginin bir önemi kalmıyor oldu. Tıpkı böceğe dönüştükten sonra ötelenen, bir odaya kapatılıp kaçılan Gregor Samsa'ya olduğu gibi.