"Çok kimse kendindeki kusurun farkındadır, fakat açığa vurmaktan çekinir. Kendindeki kusurları görebilmek bir özelliktir, bu kusurları söyleyebilmek ikinci özellik, hele kendisiyle alay edebilmek bir zekadır."
Orhan Kemal'in Baba Evi romanının devamı Avare Yıllar. Baba Evi romanında ailesini, çocukluğunu anlatan baş karakter Avare Yıllar'da büyüdükçe hayatın daha da zorlaştığını anlatıyor. Hayalleri vardır, bazılarının peşinden gider de. Ama yine döner evine. Hayal kurmayı lüks olarak görür bazen de. Yoksulluk canını çok sıkar, sıkar da çaresini aramaya çalışır. Aslında iş ayırmaz, beğenmemezlik etmez, çalışır para da kazanır. Yeter ki kimse görmesin onu, kimse laf etmesin yoksulluğuna. Ve bunca yokluğun içinde aşık da olur.
Avare Yıllar gençliğe giden yolda zorlaşan hayat şartlarını konu ediyor. Orhan Kemal hayatın çok içinden bu karakteri çok sade ama etkileyici bir dille anlatıyor.
Yeraltı edebiyatı desem değil, toplumdan kimi şeylere de değiniyor, dokunduruyor hikaye yer yer. Çok gerçek bir dili var desem değil, fantastik öğelere de yer vermiş yazar. Biraz hüzünlü, biraz mizahi bir dille anlatmış konuyu Murat Uyurkulak. Bir ailenin hikayesinden bir toplumun hikayesine yol alıyor konu. Bazen ara yollara giriyor, sonra bir anda asıl konuya bağlıyor. Tol romanından sonra Har romanını da okudum yazarın, yine bir çırpıda mı bitti, yoksa bitsin de gitsin diyip mi okudum bilmiyorum. Sanırım yazarın dili bende böyle bir tat bıraktı.