Berfin Cengiz

Puan vermedi·88 syf.··
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 14:58
“Değiştirilemez olanla uzlaşmalı insan.” diyor(sayfa 50) Wilhelm Hermann JensenWilhelm Hermann Jensen , Gradiva: Bir Pompei DüşüGradiva: Bir Pompei Düşü kitabında. Ve sanırım bu cümle, kitabın ruhunu bir şekilde içinde taşıyor. Kısa olmasına rağmen psikoloji, bilinçaltı, takıntı ve gerçekle düş arasındaki ince çizgiyi yoğun bir şekilde hissettiren bir anlatıma sahip. Norbert’in bir rölyefte gördüğü kadın figürüne duyduğu ilginin zamanla bir saplantıya dönüşmesini ve düş ile gerçeği birbirine karıştırışını okurken, kendinizi onun zihninin içinde dolaşıyormuş gibi hissediyorsunuz. Kitabın dili başlarda bana biraz ağır geldi. İlk sayfalarda alışmak kolay olmadı, bazı yerlerde durup tekrar okumam gerekti. Fakat sayfalar ilerledikçe anlatıma alışılıyor ve kitap bir noktadan sonra akmaya başlıyor. İlk başta mesafeli duran dili, zamanla hikâyenin atmosferine karışıyor. Pompei’nin o gizemli havası, düş ve gerçek arasında gidip gelen anlatımı kitaba ayrı bir derinlik katmış. Üstelik yalnızca bir kurgu kitabı olarak da kalmıyor, sanat tarihi ve psikanaliz açısından önemli bir yere sahip olması kitabı daha da ilgi çekici kılıyor. Düş ve bilinçaltına yaptığı vurgu nedeniyle sürrealistleri etkileyen metinlerden biri olarak görülmesi de dikkat çekici. Aynı zamanda bu eser, Sigmund FreudSigmund Freud'un 1907 yılında analiz ettiği kitap olması açısından da ayrı bir merak uyandırıyor. Hızlı akan, olay örgüsü yoğun kitapları sevenler için durağan gelebilir çünkü daha çok psikolojik çözümlemeleri ve satır aralarındaki anlamlarıyla öne çıkıyor. Ama bitirdiğimde zihnimde iz bırakan, üzerine düşündüren ve farklı bir okuma deneyimi yaşatan kitaplardan biri oldu.
Edebiyat
Gradiva: Bir Pompei DüşüWilhelm Hermann Jensen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,075 okunma
8/10
·687 syf.··
2026 3. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 15:31
Spoi içerir Fyodor Dostoyevski’nin Suç ve Ceza romanı, bir suçun değil, insan ruhunun yargılanışını hikâyeleştirir. Rodion Raskolnikov bir insanı öldürür; fakat roman boyunca yavaş yavaş çöken
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025193,9bin okunma
6/10
·210 syf.··
2026 2. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 13:21
Yu Hua’nın Yaşamak adlı romanı, büyük ideolojilerden ve kahramanlıklardan uzak durarak sıradan bir insanın yaşadıklarını anlatır. Bu roman aynı zamanda tarihsel bir romandır; ancak tarih ön planda değildir. Yalnızca yer yer iç savaşların ve devrimlerin insan yaşamı üzerindeki etkileri gösterilir. Sıradan insan yaşamına odaklanan bu roman, okuru sarsan şeyin olayların büyüklüğü değil, acıların sessizliği olduğu düşüncesini ortaya koyar. Romanın kahramanı Fugui, zengin bir ailenin çocuğudur; ancak kumar yüzünden tüm aile servetini kaybederek yoksullaşır ve hayatı boyunca kayıplarla sınanan bir karakter hâline gelir. Savurgan ve sorumsuz olan Fugui, yaşadığı kayıplarla olgunlaşır; fakat bu olgunlaşma onu mutlu etmez, yalnızca hayatta kalmasını sağlar. Yazar burada, insanın mutlu olduğu için değil, yalnızca yaşadığı için yaşadığı düşüncesini yansıtır. Romanda öne çıkan bir diğer vurgu ise ölümün sıradanlaşmasıdır. Fugui’nin ailesini birer birer kaybetmesi dramatize edilmez; aksine kısa ve net bir anlatım tercih edilir. Bu anlatım biçimi, yaşanan acılarla bir tezat oluşturur ve metnin etkisini artırır. Okur, Fugui’nin hayatını okurken büyük cümlelerle değil; küçük ama ağır darbelerle yüzleşir. Sonuç olarak Yaşamak, umut veren bir kitap olmaktan ziyade yaşamın gerçekliğini gösteren bir romandır. Hayatın adaletsizliğini, yaşanan kayıpların kaçınılmazlığını ve buna rağmen insanın yaşamaya devam edişini anlatır. Yazar bu eserde şunu hatırlatır: Bazen yaşam bir anlam arayışı değil, dayanma gücüdür. Bu yönüyle Yaşamak romanı, derin anlamlı ve unutulmaz bir eserdir. YaşamakYaşamak
Edebiyat
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 40. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2025 20:34
Kitabın dili akıcı, betimlemeleri ise oldukça güzeldir. Ancak olay örgüsü çok yüzeysel işlenmiştir. Daha iyi işlenebilecek bir konunun, fazlasıyla yavan bir şekilde ele alındığını görüyoruz. Kitabın adını aldığı karakterin ismi ancak kitabın ortalarında duyulmaya başlanmaktadır. Bu noktadan sonra olaylar çok hızlı ve yüzeysel bir şekilde ilerlediğinden, okuyucuda beklenen heyecanı uyandırmamaktadır. Yine de kitap insanı sıkmayan, rahat okunabilen bir yapıdadır; fakat konusu bu kadar güzel olan bir eserin çok daha etkileyici şekilde işlenmesi beklenirdi. Konusuna gelecek olursak (spoiler içerir) Doktora tezi için gittiği evde, aile mensubu olmasına rağmen adı hiç anılmayan bir kadının fotoğrafını görmesiyle ona ilgi duymaya başlayan bir gencin yaşadıklarını anlatan bu kitapta, en dikkat çekici an; fotoğraf üzerinden kurulan beklentinin ve aşkın, fotoğraftaki kadınla tanışıldıktan sonra yaşanan hayal kırıklığıyla çökmesidir. Günümüzde de benzer olaylarla karşılaşılmaktadır. İnsanların başkalarının dış görünüşlerine ya da ilk izlenimlerine gereğinden fazla anlam yüklemesi, sıkça hayal kırıklıklarına yol açmaktadır. Kitap gerçek hayatta yaşanan duyguları da barındırdığı için okurun dikkatini çekmektedir.
Edebiyat
IsabelleAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,683 okunma