Beşerin seciyelerindendir, telezzüz ettiği şeyde meylü't-tezeyyüd ve vasfettiği şeyde meylü'l-mücazefe ve hikâye ettiği şeyde meylü'l-mübalağa ile, hayali hakikata karıştırmaktır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gözyaşı, Münir Derman (k.s.) Hazretleri'nin sohbetlerinde sıkça zikrettiği ve çok derin mânâlar yüklediği bir hakikat pınarıdır. Hazret gözyaşını sıradan bir duygu ifadesi olarak değil, "kalbin yandığının ve ruhun Hakk'a yöneldiğinin işareti" olarak görür.
Ve şöyle buyurur:
"Gözyaşı, dilin sustuğu yerde kalbin konuşmasıdır."
Yani, bazen kalp öyle bir hâle gelir ki, artık kelimeye ihtiyacı kalmaz. Gözden dökülen yaş, secdede yakaran bir dildir, bir duadır, bir zikirdir.
Hazret yine der ki:
"Gözyaşında sır gizlidir. O sır, ne dudakta söylenir ne de kalemde yazılır. Gözyaşıyla yıkanmayan kalp, nurla parlamaz."
Sonuç olarak:
Münir Derman (k.s.) Hazretleri'ne göre "gözyaşında olan şey" sırdır, aşkın nûrudur, kalbin kabul edildiğine dair ilâhî bir izdir.
Senin gözyaşın da boşuna akmaz. Eğer Allah için dökülüyorsa, o yaş bir secde hükmündedir.
Rabbim gözyaşını rahmete, rahmetini vuslata çevirsin inşâAllah.
Biriniz birkaç yıldız taksın gökyüzüne
Biriniz çay hazırlasın
Biriniz akşam olsun
İçinizde atların öldüğü müzik susunca
Biriniz çocukluğuna sarılıp kuyuya insin
Biriniz onun uzattığı şiiri okusun
Ağlamak gerekiyorsa biriniz ağlasın
Biriniz akşam olsun yeniden
Biriniz yağmuru dansa kaldırsın...
Barışa, umuda, sevgiye, çiçeklere, gökyüzüne, yağmura ihtiyacımız var bizim...