beşikten mezara talebe

beşikten mezara talebe
@_birkul_
وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ âmâdedir,lütfûna vabestedir ebediyet bahçelerim... Tarih | Felsefe | Sanat | Kitaplar | Doğa
AHLÂKIN TANIMI
Ahlâkın birçok tanımları yapılmıştır. Bu tanımlar, her ahlâkcının kendi kabul ettiği ahlâk ilkesinin ifadesini ortaya koymaktadırlar. Akılcılar onu, ideal bir düzen ilkesine, görgücüler ise, realiteden çıkarılmış bir kanuna bağlamak istiyorlar. Akılcı filozoflardan Eflatun, ahlâkı "hayır ilmi" olarak, Kant ise "ödev ilmi" diye tanımlamaktadır. Böylece onlar ahlâka, hayır ve ödev gibi, insanın üstünde bir gaye aramışlardı. Rousseau gibi idealist görgücüler ona "kalp ilmi" dediler. Pascal, düşüncenin azametiyle insanın sefaletlerini birlikte ele alarak ahlâkı, sefaletlerinin üstüne yükselmek isteyen insanın ilâhî sanatı halinde telakki ettiğinden ona "insan ilmi" demişti. Bu sonuncu görüşler, ahlâkın gayesini insanın dışında aramayanlardır. Bilakis bunlara göre ahlâk, kendi içimizde derinleşmektir, kendimizi hakkiyle aramasını bilmektir. Pascal'ın aradığı ilâhî nizâma, bu yolda içimizde derinleşmekle varılacaktır. Lévy-Brühl onu "âdetler ilmi" diye tanımladı. Ahlâkın ferdî vicdanla bağlarını kopardı. Ona göre ahlâk, her cemiyetteki yaşayış tarzının tanınmasından ibarettir. Ne şekilde tanımlanırsa tanımlansın, ahlâkta esas olan iyi ve kötü hareketlerimizin ayırd edilmesidir.
Sayfa 85·Kitabı okudu
Felsefe
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bağrımdaki dağlara milyonlarca çiçek sığabilir... 🥰
Hayata Dair
Ey Peygamber! Sana ve sana uyan müminlere Allah yeter.. (Enfal Sûrêsi/64.Ayet)
Alıntı
Şu gönlümün yaresine Sen merhemsin çaresine Atsan veyil deresine Yine senden umut kesmem Aşık Feymani
Alıntı

beşikten mezara talebe

@_birkul_
·
Her nerede kıbleye yönelirseniz Allah'ın rızası oradadır. {Bakara Sûresi, 2:115.}
Sayfa 756·Kitabı okudu
Alıntı
Bir kısım ermişler de vardır ki ilâhî aşk şarabını içmekle kendilerinden geçmişlerdir. Onlar yalnız yaratanla hemhal olur, yaratılmışları ve dolayısıyle halkı artık görmez olurlar. Tecellinin bu şekline mazhar olanlar, daha dünyada iken dünyayı tamâmiyle unutmuş cezbe insanlarıdır. Bir şairin: Hikmet-î dünya vũ mâfiha bilen arif değil Arif oldur bilmeye dünyâ vü mâfîhâ nedir
Sayfa 53·Kitabı okuyor
Türk İslâm Tasavvufu