📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Her şey kendi içinde iyi bir yan barındırır, ancak kötüye kullanıldığında fazlasıyla zararlı hale gelebilir; aynı durum benim hikâyelerim için de geçerlidir. Hikâyelerimde olumsuz örnekler, zararlı fikirler arayan kişi, içlerinde varsa bulur, yoksa elde etmek için onları biraz çarpıtması, eğip bükmesi gerekecektir; ama her halükârda hikâyelerim kendisine kesinlikle engel çıkarmayacaktır. Birisi hikâyelerimden ibret almak, ders çıkarmak isterse, hikâyelerim ona da engel olmayacaktır; zaten, belirli zamanlarda belirli insanların okuması için dile getirilmiş olan bu hikâyeler ancak ve ancak tasarlanan zamanda, hedeflenen kişiler tarafından okunduğunda yerli yerine oturacak ve yarar sağlayacaktır. Dindar geçinenlerin arada sırada bunların alâsını anlattıkları, hatta bizzat eyleme geçirdikleri olsa da okunacak ilahileri olanlar, günahlarını çıkaran pedere börek çörek yapacak hanımlar varsın uzak dursunlar, neticede hikâyelerimin okunmak için kimsenin peşinden koştuğu yok."
.. :)
Gerçekten tüm zamanların en iyi öykü antolojisi olabilir. Her ne kadar hikâyeler hakkında gülmekten kırıp geçirdiği yazılan bölümlerin hiç de gülünecek bir yanı olmadığını düşünerek abartılı bulsam da bazı hikayeler tebessüm ettirdi. Tavsiye ediyorum.
Ashab-ı Kehf'in Türk ve İslam dünyasında uyudukları kabul edilen çeşitli mağaralar ve şehirler bulunmaktadır. Anadolu topraklarında Efes, Afşin ve Tarsus şehirleri öne çıkmaktadır. Türk dünyasında, Türkiye'nin yanında Nahçevan ve Doğu Türkistan'da olduğu kabul edilmektedir. İslam dünyasında ise Mısır'dan Fas ve Cezayir'e, Suriye'den Yemen, Irak ve Afganistan'a kadar birçok ülkede var olduğu söylenmektedir. Türk ve İslam dünyası dışında Yedi Uyurlar'ın yaşadığı kabul edilen tek ülke İspanya'dır. Ancak Ashab-ı Kehf'in İspanya'da olduğu iddiası batılı Hristiyanlar tarafından değil, Müslüman tarihçi ve coğrafyacılar tarafından dile getirilmiştir. Zira, Hristiyanlara göre de Yedi Uyurlar efsanesi, Efsus ya da Efes adında bir Anadolu şehrinde geçmektedir.
Rivayete göre, Ehl-i Kitap'tan birkaç kişi Hz. Ali'ye, " Bizim kitabımızda Ashab-ı Kehf'in uyuma süresi 300 yıl iken sizin kitabınızda 309 yıldır. Her iki kitap da Allah kelamı olduğuna göre bu ihtilafın sebebi nedir?" derler. Hz. Ali, Rumi takvimin, güneş hesabı, Arap takviminin ise ay hesabına göre yapıldığını, dolayısıyla iki takvim arasında her yüz yılda üç yıl farklılık oluştuğu, dokuz yılın da buradan geldiğini ifade eder. Âyeti kerimede, "Biz, dinlerini muhafaza etmek için mağaraya sığınan gençleri orada yıllarca uyuttuk. Sonra onları uyandırdık ki, onların, mağarada ne kadar kaldıkları hakkında ihtilaf eden gruplardan hangisinin daha isabetli hesap yaptığını ortaya koymuş olalım," denilmektedir. Buna göre Allah'ın çeşitli olaylar ve sureler hakkında kesin bilgileri olmadığı halde fikir yürütenlere itibar edilmemesi gerektiği, Ashab-ı Kehf'in mağarada ne kadar süre kaldıklarını gerçekte ancak Allah'ın bilebileceği beyan edilir.