Emre Uçar

7/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2021 21. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2021 20:46
Anlaşılmamak Nietzsche için önemli bir şey. Sanıyorum ki kendisini, anlaşılmamakla gurur duyan bir filozof olarak tanımlayabilirdi. Belki de tanımlamıştır bilmiyorum. Bu girizgâhı "ben kendisini anlamadım" demek için yapmadım. Tam olarak anladığımı da söyleyemem ama beni bazı önemli konuları düşünmeye sevk ettiği kesindir. Anlamadığım yargılarını, örneklerini biraz daha araştırıp tam olarak anlayacağım ve hatta buna başladım bile. Bu eserdeki tüm fikirlere katılmamakla birlikte üzerinde düşünmeye değer şeyler olduklarına beni ikna etti. Ki bence bir filozofun yapması gereken en önemli şeylerden birisi budur. İnsanlığın bir miras olarak biriktiregeldiği sofistike polemikler, yeni ve çığır açıcı tazelikler ister. Bu tazelikler bazen öze dönüş, bazen düz hatta dümdüz bir bakış açısı ile olur. Bazen de tazeliğin hakkını vererek yepyeni, el değmemiş bir fikirle yapar bunu filozof. Yazar bu eserinde bunların hepsini yapıyor. Ama Nietzsche'de sık karşılaşılan bir durum burada da karşımıza çıkıyor. Bir filozofun sırf başkalarından farklı bir şey söylemiş olmak için konuşma ihtiyacı... Kendisiyle çelişme yoluyla anlaşılmama isteği... Baştaki girizgâhı bunları söylemek için yapmıştım. Elbette eserin sınırlı yerlerinde ve aslında çok da rahatsız etmeden bunları yapıyor yazar. Hatta bile isteye ironi katmak için yapıldığını düşündüğünüz kısımlar da bence başarılı. Toplamda değerli bir polemik olduğunu düşünüyorum. Okunması, irdelenmesi, modern insan tarafından güncel olarak da her dönemde ele alınması gerektiğini düşünüyorum.
Felsefe-Düşünce
Ahlakın SoykütüğüFriedrich Nietzsche · Kabalcı Yayınevi · 20112,659 okunma
Emre Uçar
#277661635 Artık, kim kime cevap vermiş siz karar verin ;)
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Eski incelememe cevap vermiş, inceleme yorumda ;)
Anlaşılırlık sorunu üzerine: Yazdığında yalnızca anlaşılmayı istemiyor, aynı ölçüde kesinlikle, anlaşılmamayı da istiyor. Herhangi biri, bir kitabı anlaşılmaz bulduğunda, ille de kitaba karşı çıkmamalı- belki işin içinde yazarın bile bile yaptığı bir şey vardır- "herhangi biri" tarafından anlaşılmak istemiyordur. Bütün soylu tinler, beğeniler, iletişim kurmak istediklerinde, kendi dinleyicilerini seçerler. Onları seçmekle de “ötekilere” sınır koyarlar. Bir biçemdeki bütün ince yasaların kaynağı budur. Dediğimiz gibi, onlar aynı zamanda uzak tutar, mesafe yaratır, "girişi”, anlamayı yasaklar- bu arada, bu sınırlamalar, kulakları bizimkilerle yakın olanların kulaklarını açar.
Sayfa 259 - Asa Kitabevi·Kitabı okudu
Emre Uçar
#131028111