Eymen Dila Dede

Kendini yutan..
Bir zamanlar olmama ihtimalini dahi ele almadığım kimselerin yüzlerini unutmaya başladım şimdilerde. Ya da yine öyle sanıyorum. Bilmiyorum..Ama bugün olmasa bile, usul usul yutacak o yüzleri zaman..Bunu biliyorum. Ya anılar? Evet, can yakıyorlar ama onlar gerçekten de yok mu edilmeliler? Hayır. Bunu kendi ellerinle yapmaya kalkarsan bu..bu bencillik olur. Adlarının önüne koyduğun “nankörlük” sıfatı, seninkinde de belirir ve bu sefer yoklukları sadece kayıptan ibaret olur. Oysa vazgeçişinin bi niteliği olmalı. Kolaya kaçmak değildi çünkü seninkisi; bütün çabana rağmen açılan yaralarına artık yara bandı yetiştirememendeydi mesele. Üstlerini kapatamayacağın kadar yayılmışlardı bir de.. Aslında belki de kapatmamalıydın yaralarını. İnsanlardan kapattığın bir şeyi fark etmelerini beklememeliydin. O güç bela sakladığın yaranın ciddiyetini gözlere sokmalıydın belki de. Ya da sadece bıraksaydın biraz..havaya doysaydı, kanın oksijenle buluşsaydı.. Çünkü biliyorsun, baban elini kestiğinde “Bırak sarma, havasız kalırsa geç iyileşir.” derdi hep. Başka zamanlarda da babanı dinlemeliydin zaten ama..her neyse işte... Anılar... Bir gün, usulca yutan zihnin olduğu zaman, işte o zaman onlar da yok olacak.. Evet! Usulca yutan, kendiliğinden yutan. Kendini yutan... -Edd
Kitap Kâşifi isimli okura yanıt verildi
Eymen Dila Dede
Ne kadar güzel..Mutluluğunuz daim olsun. “Hüzünlü” sıfatının yalnızca ironide kalması dileyiyle. :))
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kendini yutan..
Bir zamanlar olmama ihtimalini dahi ele almadığım kimselerin yüzlerini unutmaya başladım şimdilerde. Ya da yine öyle sanıyorum. Bilmiyorum..Ama bugün olmasa bile, usul usul yutacak o yüzleri zaman..Bunu biliyorum. Ya anılar? Evet, can yakıyorlar ama onlar gerçekten de yok mu edilmeliler? Hayır. Bunu kendi ellerinle yapmaya kalkarsan bu..bu bencillik olur. Adlarının önüne koyduğun “nankörlük” sıfatı, seninkinde de belirir ve bu sefer yoklukları sadece kayıptan ibaret olur. Oysa vazgeçişinin bi niteliği olmalı. Kolaya kaçmak değildi çünkü seninkisi; bütün çabana rağmen açılan yaralarına artık yara bandı yetiştirememendeydi mesele. Üstlerini kapatamayacağın kadar yayılmışlardı bir de.. Aslında belki de kapatmamalıydın yaralarını. İnsanlardan kapattığın bir şeyi fark etmelerini beklememeliydin. O güç bela sakladığın yaranın ciddiyetini gözlere sokmalıydın belki de. Ya da sadece bıraksaydın biraz..havaya doysaydı, kanın oksijenle buluşsaydı.. Çünkü biliyorsun, baban elini kestiğinde “Bırak sarma, havasız kalırsa geç iyileşir.” derdi hep. Başka zamanlarda da babanı dinlemeliydin zaten ama..her neyse işte... Anılar... Bir gün, usulca yutan zihnin olduğu zaman, işte o zaman onlar da yok olacak.. Evet! Usulca yutan, kendiliğinden yutan. Kendini yutan... -Edd
Kitap Kâşifi isimli okura yanıt verildi
Eymen Dila Dede
Anlıyorum bakış açınızı, amenna. Hatta imrenerek okuduğumu da es geçemeyeceğim fakat belki de henüz yeterli tecrübeyi tatmadığımdan o huzura da varamadım. Bununla birlikte bahsettiğiniz “mutluluğa erişmeyi” bir emel olarak edinmek isterim açıkcası çünkü karamsarlığın yanında bedbahtlığı da getirdiğini farkediyorum yavaş yavaş. Vakit ayırdığınız ve farkındalığıma katkıda bulunduğunuz için teşekkür ederim :)) Elinize ve yüreğinize sağlık...
Kendini yutan..
Bir zamanlar olmama ihtimalini dahi ele almadığım kimselerin yüzlerini unutmaya başladım şimdilerde. Ya da yine öyle sanıyorum. Bilmiyorum..Ama bugün olmasa bile, usul usul yutacak o yüzleri zaman..Bunu biliyorum. Ya anılar? Evet, can yakıyorlar ama onlar gerçekten de yok mu edilmeliler? Hayır. Bunu kendi ellerinle yapmaya kalkarsan bu..bu bencillik olur. Adlarının önüne koyduğun “nankörlük” sıfatı, seninkinde de belirir ve bu sefer yoklukları sadece kayıptan ibaret olur. Oysa vazgeçişinin bi niteliği olmalı. Kolaya kaçmak değildi çünkü seninkisi; bütün çabana rağmen açılan yaralarına artık yara bandı yetiştirememendeydi mesele. Üstlerini kapatamayacağın kadar yayılmışlardı bir de.. Aslında belki de kapatmamalıydın yaralarını. İnsanlardan kapattığın bir şeyi fark etmelerini beklememeliydin. O güç bela sakladığın yaranın ciddiyetini gözlere sokmalıydın belki de. Ya da sadece bıraksaydın biraz..havaya doysaydı, kanın oksijenle buluşsaydı.. Çünkü biliyorsun, baban elini kestiğinde “Bırak sarma, havasız kalırsa geç iyileşir.” derdi hep. Başka zamanlarda da babanı dinlemeliydin zaten ama..her neyse işte... Anılar... Bir gün, usulca yutan zihnin olduğu zaman, işte o zaman onlar da yok olacak.. Evet! Usulca yutan, kendiliğinden yutan. Kendini yutan... -Edd
Kitap Kâşifi isimli okura yanıt verildi
Eymen Dila Dede
Ancak anıların kazındığı yer yok olursa işte belki o zaman...
Kendini yutan..
Bir zamanlar olmama ihtimalini dahi ele almadığım kimselerin yüzlerini unutmaya başladım şimdilerde. Ya da yine öyle sanıyorum. Bilmiyorum..Ama bugün olmasa bile, usul usul yutacak o yüzleri zaman..Bunu biliyorum. Ya anılar? Evet, can yakıyorlar ama onlar gerçekten de yok mu edilmeliler? Hayır. Bunu kendi ellerinle yapmaya kalkarsan bu..bu bencillik olur. Adlarının önüne koyduğun “nankörlük” sıfatı, seninkinde de belirir ve bu sefer yoklukları sadece kayıptan ibaret olur. Oysa vazgeçişinin bi niteliği olmalı. Kolaya kaçmak değildi çünkü seninkisi; bütün çabana rağmen açılan yaralarına artık yara bandı yetiştirememendeydi mesele. Üstlerini kapatamayacağın kadar yayılmışlardı bir de.. Aslında belki de kapatmamalıydın yaralarını. İnsanlardan kapattığın bir şeyi fark etmelerini beklememeliydin. O güç bela sakladığın yaranın ciddiyetini gözlere sokmalıydın belki de. Ya da sadece bıraksaydın biraz..havaya doysaydı, kanın oksijenle buluşsaydı.. Çünkü biliyorsun, baban elini kestiğinde “Bırak sarma, havasız kalırsa geç iyileşir.” derdi hep. Başka zamanlarda da babanı dinlemeliydin zaten ama..her neyse işte... Anılar... Bir gün, usulca yutan zihnin olduğu zaman, işte o zaman onlar da yok olacak.. Evet! Usulca yutan, kendiliğinden yutan. Kendini yutan... -Edd
Kitap Kâşifi isimli okura yanıt verildi
Eymen Dila Dede
Elbette kişi, hayatın olumlu akışına karışabiliyorsa, buna imkanı varsa kendini yutmamalı. Burdaysa kendini yutan şey, beyin.Ve kendini yutmasıyla, bunamayı eşleştirmeye çalıştım yazıda. Anıların ölümsüzlüğüne parmak basmak adına..
Çocuk olmak korkunç bir şey, her şeyi öylesine merak etmek ve kimseye soramamak,sanki aptal veya yararsız bir şeymişsin gibi şu büyüklerin karşısında hep gülünç düşmek.
Sayfa 55 - Türkiye İş Bankası Y. 7. Baskı
Edebiyat
Eymen Dila Dede
Çocuk olmak değil de çocuğu bilemedikleriyle yargılamak korkunç olan. Çocuk olabilmek kadar güzel şey yok yoksa. Fakat çocuğa çocukluğu verilmiyorsa.. işte o zaman o yavrucağa sorun korkuyu, korkunçluğu...