Deneyimsel Kaçınma'ya örnek bir tür oyun oynamaya başladığımın farkında değildim o zamanlar.
Deneyimsel Kaçınma, duygu ve düşüncelerimiz gibi öznel olan, bir başkasının gözlemleyemeyeceği, biz söylemeden bilemeyeceği içsel deneyimlerimizden kaçınmak, onları kontrol etmeye çalışmak demektir.
Deneyimsel Kaçınma stratejileri elbette yalnızca panik bozukluğa mahsus değildir. Örneğin, sosyal ortamlarda hissettiği kaygıdan rahatsızlık duyan biri, sosyal ortamlara girmekten kaçabilir veya girdiği ortamlarda yargılanmasın ve küçük düşme ihtimali olmasın diye sessiz kalıp, konuşmalara katılmamayı seçebilir.
Bir şeyi eksik yapıyor olmalıydın zira en "etkili" stratejilerim bile yalnızca bir süreliğine işe yarıyordu. Yalnızca bir süreliğine rahatlatıyor, kafamı dağıtmama yardımcı oluyordu. Kalıcı bir çözüm bulmamıştım. Her başarısızlığa uğrayan stratejinin ardından kızgın, cesareti kırılmış, ümidi eksilmiş hissettiğim, "kaderime" teslim olup haykıra haykıra ağladığım günler de oldu ama yılmadım. Çünkü emindim: Bir şeyi gözümden kaçırıyordum zahir! O şeyi bulsam bu sorunu çözebilecek, panik ataklarımı engelleyebilecek, huzura erebilecektim.