Yaralar vardır, hayatta, ruhu cüzzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar. Kimseye anlatılmaz bu dertler, çünkü herkes bunlara nadir ve acayip şeyler gözüyle bakarlar. Biri çıkar da bunları söyler ya da yazarsa, insanlar, yürürlükteki inançlara ve kendi akıllarına göre hem saygılı hem de alaycı bir gülüşle dinlerler bunları.
evde mutsuz, sehirde mutsuz, askta mutsuz..
Sonunda ya susmayi ya da gitmeyi secer kahramanlar.
Bulunduğu sehirden,ortamdan, atmosferden bunalan insanlar icin tek cikar yol gitmektir. İnsanlar önce susar, kendi iclerine gömülür, sonra da cekip giderler.