İnsan, doğası gereği acelecidir ve sadece "an" içinde yaşar. Bir şeyi çok istediğimizde, o şeyin bizim için tek kurtuluş yolu olduğuna dair kendimizi ikna ederiz. Oysa bizim ilmimiz sınırlı, Allah’ın ilmi ise sınırsızdır. Biz bir noktaya bakarız, O ise bütün bir ömre ve ötesine.
Bazen bir isteğin gerçekleşmemesi, aslında Allah’ın sana verdiği en büyük cevaptır. Bu, "Ben senin için daha iyisini hazırlıyorum" ya da "Bu yolun sonunda senin göremediğin bir uçurum var" demenin sessiz bir yoludur. Allah, bazen sevdiği kulunun elinden küçük bir oyuncağı alır, çünkü ona daha büyük bir mülk verecektir. Ama o an canı yanan kul, sadece elinden giden oyuncağa odaklanır.