Büyücülük, modern dünyadır; hiçbir şey kendisiyle özdeş değildir, hiç bir şey söylenmez çünkü hiçbir kelimenin gerçek anlamı yoktur; bütün sözler büyülü bir fısıltıdır; kimse sizin söylediklerinizi dinlemez; herkes söylemediğiniz sözlerin ardanda bir şartlanma, bir ideoloji yattığından kuşkulanır.
Çevremizdeki acıların hepsini bizim de çekmemiz gerekir. Hepimizin tek bir bedeni yok ama bir gelişimi var ve bu durum şu ya da bu biçimde tüm acıları yaşatır bize. Nasıl ki çocuk belli bir gelişim sonucu yaşamın tüm evrelerinden geçer (her evre de istek ve korku bakımından bir öncekine göre erişilmez görünür aslında,) yaşlanır ve sonunda ölürse, biz de bunun gibi (insanlıkla aramızdaki bağı, kendimizle aramızdaki bağdan güçsüz değildir,) yaşadığımız dünyanın tüm acılarını yaşayarak gelişiriz. Bu konuda adalete yer yoktur, acı çekmekten ürkmeye ya da acı çekmeyi kazanım olarak nitelenmeye de yer yoktur.
\
Dünyanın acılarından uzak tutabilirsin kendini, bu sana kalmış olup doğana uyar, ama tam olarak bu uzak duruş belki kaçınabileceğin yegâne acıdır.