“Zihni görmediği bir varlığın tutkusuyla meşgul olan kişi, düşünceleriyle baş başa kaldığında, kafasında hayalinden doğan bir biçimi ve gönlünde beliren bir nesneyi canlandıracaktır. Düşüncelerinden başka bir şey tasarlayamaz... Şayet bir gün gerçekten sevdiği nesneyi görecek olursa, o zaman iki durum ortaya çıkabilir: Ya aşkı iyice artar, ya da büsbütün yok olur”
(İbn-i Hazm)
Sanki, günümüzün siber aşklarından bahsediyor...
Akışkan modern dünyanın hızlı ve yoğun temposuna ara verip yavaşlamayı başardığımız ve hareketsiz kaldığımız o dingin zamanlarda uçsuz bucaksız bir dünyada düş kurarız...
Toplumlar, önlerine Allah’ın dinini koyduğun zaman “aaa!” yapıp duraksarlar ama şeytanın projesini gördüklerinde beğeniden ne yapacaklarını şaşırırlar. Çünkü şeytanın getirdiği “çok tatlı” ve “ne kadar güzel” bir şeydir. Bunun içindir ki bir ailede bir çocuk, Allah’ın şeriatına yatırım olarak kullanıldığında çocuğun “vay haline”dir ama helak olacağı bir sürece gittiğinde “gençliğini yaşıyor” olur...
Hazır önümüzde verimli kullanabileceğimiz güzel bir zaman var. Bu süreç içerisinde özellikle kitaplar anlamında hem eğitici hem de eğlenceli şeyler yapabilir;
- Daha önce okuduğunuz kitapları karıştırabilir, aralarına birkaç not bırakabilirsiniz,
- Daha önce okumadığınız farklı tarzda kitaplara göz atabilirsiniz
- Kitaplar üzerine düşünüp aklınızda oluşan sorularla ilgili araştırma yapabilir, notlar alabilirsiniz...